Arianna Huffington ve Uyku’ya Serenad…

Şu anda evinde, ofisinde ya da bir kafede çalışmakta olan arkadaşlar arasında temiz ve serin bir yatakta bir kaç saat uykuya “hayır” diyecek olan var mı?

Ben hiç hayır demem şahsen. Hayır diyeceğim bir zaman olur mu onu da bilmiyorum. Uykuya, dillere destan bir aşk duyuyorum. Bayılıyorum yatağa girip, üstümü örtüp yavaş yavaş gözlerimin kapanmasına. Uykuyu “zaman kaybı” olarak gören, uykusu ve uyumaya zamanı olduğu halde uyumayanları asla ve kat’a anlayamıyorum, zannederim bu yaştan sonra da anlayamam artık.

arianna3

Her şey, sen uyurken oldu” sözü bizim aile folklorumuzda yer almıştır, zira olur olmaz zamanlarda uyuma ve top atılsa uyanmama huyum ve yeteneğim var. Sadece oğlumun ilk yılında, gece iki-üç kere kalkabilecek kadar yardım etmişti hormonlarım. Binlerce şükür ki, uykuya olan aşkımı asla paylaşmasa da, gece uyanma huyu olmayan bir çocuğum var, Allah dağına göre kar veriyorsa demek… (Maşallah demeyi unutmadınız, değil mi? 🙂 )

arianna2

Başlıktan anlaşılacağı gibi sözü Arianna Huffington’a getireceğim. Hani şu ünlü ötesi HuffingtonPost sitesinin kurucusu olan, dünyanın en etkili kadınları arasında gösterilen, yoğun çalışma temposu nedeniyle yorgunluktan yığılıp kafasını sehpanın köşesine çarptığı için bir kan gölü içinde uyanan ve bundan sonra kendini “başarı denilen nedir ki?” sorusunun cevabını bulmaya adayan Arianna Stassinopoulus (evet, komşi 🙂 ) Huffington.

Bu sonunun cevabını Thrieve (Başarı İçinizde) kitabında ayrıntılı bir şekilde anlatıyor (ve bu kitap ayrıntılı bir bibliyoterapi yazısını hakkediyor). Bu yazının konusu da Huffington’ın başarı için çok önemli bir faktör olarak gördüğü uyku.

arianna1Beynimizde atıl duran büyük fikirlerin kilitlerini açacak olan küçük fikir” diye tanımladığı uykuya yeterli önemi vermediğimizi, yeterince uyumamayı bir fetiş haline getirip, ne kadar az uyuduğumuzla hava attığımız bir kültür oluşturduğumuzu ve uykusuzluğun tarih boyunca bir işkence türü olarak kullanılmasının boşuna olmadığını belirtiyor Huffington ve ekliyor:

“Uykuya gerekli önemi vermemekle hata ediyoruz. Arkadaşımıza ‘kusura bakma seninle buluşamayacağım, o saatte uyumuş olmam gerekiyor’ diyebilmeliyiz. Uykuyu çok önemli bir randevu olarak görmeliyiz.”

Yeterli uyku alamamanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir çok olumsuz sonuçları var. Eğer mutlu ve üretken biri olmak istiyorsak uykumuzu mümkün olduğunca ihmal etmemeliyiz.

“Söylemesi kolay” diyenlere de şu cevabı veriyor Huffington: “Eğer uykuya hak ettiği değeri verir, birinci öncelik olarak belirlersen, zamanla daha çok ve düzenli uyuyacaksın. Ve bu yeterli ve düzenli uyku, daha üretken olmanı ve uykuya daha fazla zaman ayırabilmeni sağlayacak”

Uyumakla iyi ettiğimi hep biliyordum zaten 🙂   arianna4

O zaman, bu gece ne yapıyoruz? Pijamalarımızı giyiyor, TV’yi kapatıyor, sosyal medya hesaplarımızdan başımızı kaldırıyor ve uykuyu işe gitmek gibi önemli bir görev olarak görerek zamanında uyuyoruz.

İyi uykular.

 

Görseller:

  • polentash.com
  • mymorningroutine.com
  • pixabay.com

Selin Güneş

author_1

Canından olmamak içün Araf’tan hikayeler terennüm eden bir Şehrazad; maymun iştahlı bir müzikofil; valide, zevce, hemşire, kerime; tanıştığı herkesle bir şekilde hemşehri olabilen bir havva kızı.

Arianna Huffington ve Uyku’ya Serenad…“ için 1 yorum yapılmış.

  • mavianne

    (Nisan 10, 2018 - 12:56 pm)

    Selin ben de uyumayı sevenlerdenim,
    yazını büyük bir zevkle okudum,
    Ben senin kadar şanslı değildim 2 oğlum da gece uykusuz bıraktılar beni
    Sonra acısını çıkardım :)))
    çok severim uykuyu, genç kızken “annem top patlasa uyanmaz bu kız “derdi,
    Çocuklardan sonra çıt olsa uyanan birine dönüştüm
    Ama şimdi çok şükür her fırsatta uyumayı sevenlerdenim 🙂
    Bence iyi uyku uyuyabilmek de bir hediye insana
    sevgiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir