Ayıp Nedir?

İtiraf ediyorum, bu ayıp yazıyı kendime yazdım 😉 . Evet, beni tanıyanlar ne demek istediğimi hemen anladılar. Tanımayanlar ise yazının sonunda anlayacaklar 😉 .

Sahi nedir bu “ayıp” ?

TDK’ya göre; iki farklı anlamı var.

  • Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış
  • Eksiklik, kusur, noksan

 

Keşke ayıbı tanımlamak ve anlamak bu kadar basit olsa ama değil maalesef. Malum toplumumuzun ahlak kuralları; şehirden şehire, mahalleden mahalleye, aileden aileye hatta komşudan komşuya değişiyor 😉 Haliyle kime ayıp oldu, kime olmadı kestirmek zor. Ee bir de bu ayıpların yaptırımı var. Yasal bir yaptırım yok elbette ama onu aratacak yazılı olmayan toplumsal yaptırımlar var: “dışlamak”, “insanı, o ayıbı yaptığına pişman etmek” …;)

Aslına bakarsanız yetiştirilme şeklimizden, kültürümüzden dolayı “ayıp bağımlısı” olduk biz. İçimize işledi artık. Kişisel gelişim kitapları okuyarak, “önce kendimiz” demeyi öğrenmeye çalışarak kurtulmaya çalışıyoruz bu bağımlılıktan.

En popüler “sözde” ayıplarımız
  • Yemeğe misafir geleceği zaman: “Misafire ayıp olmasın, etlisinden zeytinyağlısına bin çeşit yemek yapalım.” Evet, çeşit çeşit yemek yapmak ve sevdiklerinle paylaşmak çok güzel. Ama bunu ayıp olmasın diye değil de gerçekten istediğimiz, mutlu olduğumuz için yapsak ya…
  • Komşunun verdiği, yemek tabağı iade edilirken: “Ayıp olmasın, tabağı dolu verelim.” Sonuç; içli köfte ile gelen tabak makarnayla gider 😉 .
  • Çayı sevmiyorsunuz ama misafirlikte ikram edildi bir kere: “ Ama iç bir tane canım, ayıp şimdi!” ??
  • Çocuksunuz, tam size uzatılan çikolatalardan gözünüze kestirdiğiniz bir kaç taneyi alacaksınız ki…. “Evladım ayıp, bir tane al… ”  

 

Gerçi bu sözde ayıpların da artık güncellenmesi lazım. Zira sanal alemde yaşayan yeni nesil için hiçbiri bir anlam ifade etmiyor.

Gerçek ayıplarımızdan bazıları
  • Herkes masaya oturmadan yemeğe başlamak
  • Toplum içinde geğirmek, gaz çıkarmak
  • Sokağa tükürmek
  • Gecenin bir saatinde elektrikli süpürgeyle ev temizlemek
  • Misafirliğe eli boş, gözü yaş gitmek 😉
  • İki kişi konuşurken fütursuzca araya girmek, söz kesmek
  • Ödünç alınan herhangi bir eşyayı geri vermemek ya da defolu vermek
  • Ağızda yemek varken konuşmak

 

Benim ayıp konusundaki hassasiyetim de çocukken bu “sözde ayıplar”a maruz kalmamdan kaynaklanıyor. Ne kadar sevimli (!) bir cocuk olduğumu bir örnekle açıklayayım : Rahmetli canım anneannem dominant ama bir o kadar da sosyal bir kadındı. Her gün muhakkak bir planımız olurdu, ya bir arkadaşına, akrabasına, hiç olmadı komşuya giderdik. (Annem ve babam çalıştığı için beni o büyüttü.) Ve tahmin edeceğiniz üzere bu ortamlarda nasıl davranmam gerektiği bana önceden tembihlenirdi 😉 Bir gün yine anneannemin bir arkadaşındayız, ben diğer torunlarla başka bir odada oynuyorum. Mutfaktaki taze kekin kokusunu alan çocuklar birden oyunu bırakıp mutfağa gitti ve keklerden aşırmaya başladı. Ve ben onları, mutfağa gidip izinsiz kek almalarının “ayıp” olduğu, zaten bize de verileceği konusunda uyardım! 🙂 🙂 İnanabiliyor musunuz!  Tam büyümüş de küçülmüş, gıcık, bilmiş bir çocuk. İyi yine arkadaşlarım varmış 😉

şişko patates İrem 🙂
Dünyada ayıp (bunların da “sözde” olması muhtemel 😉 )

Fransa: Para hakkında konuşmayın ve soru sormayın.

Ukrayna: Çiçek vermek güzeldir ama Ukrayna’da birine birkaç çiçek verirken çift sayıda olmamasına dikkat etmeniz gerekir. (Bizde de gül tek sayıda verilir ama çift sayı olunca da ayıplanmaz, o kadar da değil ;))

Yeni Zelanda: Korna çalmak büyük terbiyesizlik. Birini aşağılamak istemediğiniz sürece korna çalmamalısınız. (Selam vermek için bile korna çalınan canım ülkemde de keşke ayıp olsa)

Japonya: Bahşiş bırakmak ayıp kabul ediliyor… (Ne güzelmiş ;))

Meksika: Yerel halk şaka yapmayı seviyor, ancak siz bu şakalara gücenirseniz fena bozuluyorlar (Bak sen! Hem suçlu, hem güçlü ;))

İngiltere: İnsanlara ne kadar para kazandığını asla sormayın, ayıptır. (Aaa hiç olur mu? Bizde ilk o sorulur :))

İrlanda: İrlandalılarla konuşurken, şaka yollu bile olsa, İrlanda aksanını taklit etmeye çalışmayın. Üzülüyorlar, kızıyorlar sonra. (Canım Temel ne yapsın? Hayatı fıkra oldu… 🙂 )

Şili: Ellerinizle yemek yemeyin!

Singapur: Toplu taşıma araçlarında yiyip içmeye Singapur’da tahammül edemiyorlar.

Amerika: Japonya’nın aksine, bahşiş bırakmamak büyük ayıp. (Eee tabii, aksi düşünülemez. )

Macaristan: Kadeh tokuştururken bardakları birbirine çarpıp ses çıkarmak ayıp!

Çin: Birine hediye alacaksanız, bunun saat ya da şemsiye olmamasına dikkat edin. Çinlilerin enteresan inançlarına göre bu hediyeler ayıp kaçıyormuş… (Çok manidarmış ;))

Son söz

Hayat kısa. Kimseye “ayıp etmeden” yaşamaya çalışırsak en büyük ayıbı kendimize ederiz. Kendimiz de dahil kimseye ayıp etmemek için dozunda bir otokontrol ve erdemli olmanın yeterli olduğunu düşünüyorum.

Son sözümü söylemiştim ama şunu da sormadan bitirmek istemedim 😉 Sizin “sözde” ve “gerçek” ayıplarınız neler?

 

 

Nereden esinlendim:

http://www.hthayat.com/yasam/seyahat/haber/1030007-bu-ulkelerde-bunlari-yapmayin

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Ayıp Nedir?“ için 1 yorum yapılmış.

  • Mutlu Olma Sanatı - Plazadan Dünyaya

    (Temmuz 12, 2017 - 10:31 am)

    […] korkusu: Hemen herkes için mutluluğun koşulu, çevrenin kendisinden hoşnut olmasıdır. (“Ayıp Nedir?” başlıklı yazımda da bu konudan bahsetmiştim, hatırlarsanız… […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir