Bütün İyiler Biraz Küskündür

  • O da George Lois ile aynı fikirdeymiş: “Sevdiği işi bulmuş olan kutsanmıştır.”
  • İkisi de performans sanatçısı olan Marina Abramovic ve Ulay arasındaki aşk ile Ulay’ın “inanılmaz vedası” onu da çok etkilemiş.
  • Birileri kendisine saçma bir şeyler yaptığında ya da söylediğinde o da çok nadiren “taşı gediğine koyan” bir yanıt verirmiş. Bu yüzden hep sonradan kendini, karşı tarafa hak ettiğini söylerken hayal edermiş.
  • Onun da birlikte çok eğlendiği bir kız kardeşi varmış.
  • O da karneyi alır almaz 3 aylık yaz tatilini geçirmek için ailesiyle birlikte yazlığa gidermiş.
  • O da Ray Kurzweil hayranıymış.
  • 2017 Cappadox Festivali’nde sahne alan Dead Combo’yu o da çok beğenmiş. 🙂
  • Onun da babası meyve soyup odasına bırakırmış.
  • O da yemek yemeyi ve öğrenmeyi seviyormuş.
  • O da iyi olanı takdir etmekten çekinmezmiş.
  • İnsanların, tanıdıkları yerine tanımadıklarına değer vermelerinin ve onları pohpohlamalarının nedenini o da hiç anlamazmış.
  • O da; rahatsız etmemek isteyenin, özür dileyenin, rica edenin, ince davrananın, önemseyenin ezik sayıldığı bu dünyaya yabancıymış.
  • Ve o da babasının kızıymış…
Kimden mi bahsediyorum? Tabii ki Nilay Örnek’ten….

Onu; kapanana kadar (Aralık 2016) düzenli olarak aldığım Tempo Dergisi’nden, Şehirli Sofralar isimli yemek kültürü/mekan programından, Kafa Dergisi’nden ve bir sürü gazetede yayımlanan yazılarından takip ettim, etmeye de devam ediyorum. Ama kitabını okuyunca, daha yakından tanıdım ve yukarıda yazdığım maddelerden de anlayacağınız üzere kendime çok yakın hissettim.

On beş yılın bütün mevsimleri var bu kitapta. Sığındığım limanlar, binip gitsem dediğim gemiler, hayran olduğum, küstüğüm, kızdığım, yeniden sevdiğim insanlar, acımız ve umudumuzla tutunduğumuz topraklar, bir daha eskisi gibi olur mu diye baktığımız sokaklar, dostluklar, susmalar, suskunluğa, ayrılığa ve haksızlığa ağıtlarımız var bu sayfalarda.

Nilay Örnek, “iyi ki var” dediğim insanlardan biri… Neden mi? Çünkü; iddiasız. Donanımlı, akıllı ve başarılı olduğu için elbette yaptığı işte iddialı. Benim “iddiasız” ile kastettiğim; bu kadar başarılı olmasına rağmen başkalarıyla yarış halinde olmaması, sadece kendisiyle yarışması, hırsını yönetebilmesi, başka insanların yaptıklarıyla uğraşmaması, öğrenmeyi ve paylaşmayı sevmesi, bencil olmaması…

Son olarak diyeceğim şudur: Yeni yıl hediyesini önce kendinize alın ve inanın, “Bütün İyiler Biraz Küskündür” insanın kendine alacağı en güzel hediyelerden biri….

Mutlu yıllar!

kitap2

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir