Çay Kahve Faktörü – Fark Edilmeyen 8 Para Emici

Gerek kendi kişisel yaşam koşullarımız( 🙂 ) gerekse plaza hayatından bir çıkış yolu arayanların daha az tüketerek özgürlük alanlarını artırabileceklerine olan inancımızdan dolayı, tasarruf üzerine epey bir okuma yapıyoruz. Bu makale de bize yol gösterdi, okuyanlar için de aynı etkiyi göstermesini dileyerek becoming minimalist ‘den Türkçeleştirdik.
NOT : Faktörün orijinal ismi “The Latte Factor” ama bizim kültürümüze “Çay Kahve Faktörü” daha uygun olurdu, o nedenle bu şekilde çevirdik.
caykahve1

***

Gelir gider dengesini inşa etmek ile ilgili en büyük yanılgılardan biri, bunun kazancımızla ilgili olduğudur. Aslında bu, daha çok harcama alışkanlıklarımız ile ilgili bir konudur.

Ancak birçoğumuz ne kadar para harcadığımızın hiç farkında değilizdir – özellikle de her gün yaptığımız küçük harcamaların.

Yazar David Bach, hiç düşünmeden sürekli ufak harcamalar yapma durumunu “çay-kahve faktörü” (The Latte Factor) olarak adlandırmıştır. Faktör der ki: “Günlük çaya kahveye harcadığımız parayı bir kenara koysak, ayda hatırı sayılır bir miktar biriktirmiş oluruz.

Sertifikalı bir para koçu olarak, danışanlarıma otomobilinin arızalanması, evinde acil bir tadilat ihtiyacı olması ve hatta ani bir iş kaybı gibi hesapta olmayan durumlar için  hep bir “kara gün fonu” oluşturmalarını öneririm. Bu önerime en çok duyduğum itiraz ise şu olur: “Bu fon için gereken parayı nereden bulacağım?”

“Çay kahve faktörü” bu itiraza verdiğim cevabın temelini oluşturur. Onlara bir ay boyunca yaptıkları her bir harcamayı not etmelerini öğütlerim. Bu öğüdü tutanların hemen hemen tamamı bir ayın sonunda paralarının nereye harcandığı konusunda şaşırtıcı gerçeklerle yüzleşirler.
Birçok sosyo-ekonomik seviyeden yüzlerce kişi ile bu deneyi yaptım ve bu 8 ortak para emici ile karşılaştım:
1. Dışarıda yemek

Ortalama bir Amerikalı haftada iki kez dışarıda öğlen yemeği yiyor. (ya beyaz yakalı Türkler? – PD) Bu da ayda ortalama 232$ demek. (İstanbul’da uygun bir öğlen yemeği 20 TL desek haftada iki kezden aylık 160 TL tutar.)

Bu büyük bir tutar değilmiş gibi görünüyor çünkü bu kadarla kalmayacağımızı göz ardı ediyoruz. Ofis kafeteryasında bir atıştırma, otomattan alınan bir abur cubur, yolda içilen bir Starbucks kahvesi, evde yemek yapmayıp dışarıdan söylenen yemekler, hafta sonu kaçamakları, arkadaşlarla akşam #qeyfi (swarm check-in ve IG postu da unutulmasın 🙂 ) Bunları bir ay boyunca izleyin bakalım, neyle karşılaşacaksınız?

2. Çay-kahve

Faktöre isim annesi olmasından da belli ki çay-kahve, bir beyaz yakalının hayatında çok önemli bir yer tutuyor. Bir çok işyerinde ücretsiz olanları içilebilir gibi olmadığından bunlar da birer para emici. Ayda çay veya kahveye ne kadar para verdiğinizi hiç hesapladınız mı? Amerika’da bu günde 3$’dan yılda 1100$ ediyormuş, İstanbul’da da günde 3-4 çay içsek yılda en az 750TL ediyor.

“Bu da para mı?” diyenleriniz olacaktır ama düşünün ki bu para ile kredi kartı borcu azaltılabilir, ev ya da otomobil tamiri yapılabilir.

3. Kitap ve dergiler

Okumak önemlidir. Keşke hepimiz daha fazla okusak. Ama eğer bir kitap kurdu iseniz (ve hatta sıradan bir okuyucu iseniz bile) kitap ve dergilere ne kadar paranız gittiğine inanamayacaksınız. Kitap pahalı bir şey değildir ama düzenli olarak totalde hatırı sayılır bir meblağ tutar. Bir deneyin ve kendiniz görün!
Okumayalım mı yani? Tabii ki okuyalım, daha çok okuyalım, hep okuyalım! Örneğin, halk kütüphanelerini daha çok kullanmayı deneyebiliriz. Ödünç kitap alışverişi ya da ikinci el kitap gibi çözümlere gidebiliriz.

4. Abonelikler

Abone olduğunuz TV paketindeki tüm kanalları izliyor musunuz? Cep telefonu paketinizdeki tüm hizmetlerin tamamına düzenli olarak ihtiyaç duyuyor musunuz? Aylık ekstrelerinize bir bakın bakalım kullanmadığınız ve küçük bir meblağ olduğu için farkına bile varmadığınız ne abonelikleriniz var?

Bu arada TV ve telefon şirketinizi aradığınızda mutlaka daha uygun bir paket teklifi ile karşılaşıyorsunuz, gerçi bunu biliyorsunuzdur ama yine de hatırlatalım dedik 🙂

caykahve2
5. Ekstra banka ödemeleri

Aylık banka ekstrelerimizi kontrol etmeye üşendiğimiz için kolayca geri alabileceğimiz bazı ödemeleri yapmış bulunuyoruz. Ayda sadece birkaç dakika ile tasarruflarımıza tasarruf katabiliriz.

6. iTunes, iStore, google play vs.

Akıllı telefonlarımız sayesinde istediğimiz müzik ya da oyunu bir tuşla satın alabiliyoruz. 99 kuruş zaten, 1 TL bile değil. Hem yeni zil sesi melodiniz ne kadar havalı oldu, değil mi?

Peki toplamda ne kadar vakit ve nakit harcadığınızı hiç düşündünüz mü?

7. Şans oyunları

Ekmek aslanın ağzında ve piyangodan para çıksa neler yaparız neler, değil mi? Ama aslında bu bir hayal. Daha iyi bir hayat bir bilet parasının değil, günlük düzenli çalışmanın (çevirmen burada hem iş hayatını hem de bolluk bereket üzerinde spiritüel çalışmayı kast ediyor olabilir, inanç sisteminize göre seçin, beğenin, alın.)

8. İndirimler

Bence burayı çevirmekle vakit kaybetmeyeyim 🙂 Siz anladınız onu 🙂

***

Herkesin çay-kahve faktörü farklıdır. Bunu bulmanın en iyi yolu harcamalarınızın kaydını tutmanızdır.

Bakın, benim çay-kahve faktörlerim şunlar:

  1. Ekstra shot, kremasız white mocca. Ne kadar alengirli ise o kadar havalı oluyor 🙂
  2. Kitaplar. Üstelik sadece bir kere okuyacağım, bana bir-iki saat vakit geçirtecek hap kitaplar.
  3. Gratis ve Rossman indirimleri. İyi de, ben makyaj yapmıyorum ki?
  4. Bijuteri. Aldıklarımın çoğu da bileklerim ve parmaklarıma bol geldiği için takılamıyor:(
  5. Kırtasiye. Ay ama çok şirinleeeer 🙂

Sizinkiler neler?

 

Selin Güneş

author_1

Canından olmamak içün Araf’tan hikayeler terennüm eden bir Şehrazad; maymun iştahlı bir müzikofil; valide, zevce, hemşire, kerime; tanıştığı herkesle bir şekilde hemşehri olabilen bir havva kızı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir