Dinlenmeye Övgü

Bu yazı Becoming Minimalist sitesinden Türkçeleştirilmiştir.

Dinlenme araları olmadan hiçbir şeye katlanılmaz. (Ovid)

Geçenlerde birkaç haftalık bir tatile çıktım. Yolculuk yaptım, ailemle zaman geçirdim, golf oynadım, yüzdüm, uyudum ve kitap okudum. Tahmin edebileceğiniz gibi bu birkaç haftayı çok mutlu geçirdim. Ama daha da önemlisi, buna deli gibi ihtiyacım varmış, onu fark ettim.

dinlenme
Hangimizin ihtiyacı yok ki?

Dinlenmenin sağlayacağı faydalara bir göz atalım:

  • Daha sağlıklı bir vücut.
  • Daha dengeli bir hayat.
  • Daha az stres.
  • Daha derin ilişkiler.
  • Hayatının yönünü değerlendirmek için daha fazla fırsat.
  • Daha iyi ve taze görünmek. 🙂
  • Daha üretken olabilmek.

Bu kanıtlanmış faydalarına rağmen, dinlenmek için özel zaman ayırmak, günümüz kültüründe önemsiz ve gereksiz görülüyor. Aşırı çalışıyor, aşırı stresli bir hayat sürüyor ve sonuçta sürmenaj oluyoruz. İki haftalık bir tatil fikrini asla küçümsemeyin, yarattığı farka inanamazsınız.

Artık herhangi bir amaç olmadan dinlenmek giderek daha zor hale gelmeye başladı.

Modern toplumumuzda, dinlenme fikrine karşı savunan bazı tezlere bakalım:

Tembel mi olacaksın başımıza?

Haftada 60 saat çalışmayı takdir eden ve 40 saat çalışmayı eksik bulan bir toplumda yaşıyoruz. Dinlenmeyi tembellikle aynı anlamda kullanmaya başladık. Çok fazla dinlenme tembellikten ileri geliyor olabilir ama düzenli dinlenmeyi kesinlikle bununla aynı kefeye koymamalıyız.

dinlenme2
Ne o öyle, tembel tembel 🙂

Para, para, para…

Paraya olan ihtiyacımız önlenemez biçimde artıyor. Modern toplum tüketimi seviyor. Daha fazla para kazanmak için kendimizden giderek daha fazla ödün veriyoruz. Bazıları ahlakını, karakterini, ailesini feda ediyor. Bazıları daha az fedakar(!) davranıp dinlenme hakkını yüce para sunağına bağışlamayı adil bir anlaşma olarak görüyor.

Dinlenmek başarı getirmez.

Başarıyı biriktirdiğimiz para miktarıyla, evimizin büyüklüğüyle ya da arabamızın modeliyle ölçmeye başladık. Malvarlığımız ne kadar zenginse o kadar başarılı görülüyoruz. Ne yazık ki bu ölçüm yanlış. Somut getiriden çok anlamı ölçmemiz gerekmez mi? Fakat sorun şu ki, hayatımızdaki anlamlı şeyleri bulabilmek için, bunu düşünebilecek kadar bir zamanı dinlenmeye ayırmamız gerekiyor.

Durmak yok, yola devam!

Asla durmayan br dünyada yaşıyoruz. Elektrik sayesinde gece geç satlerde çalışabiliyoruz, internet sayesinde fırsatlar ve ilişkilerimiz 24 saat bizimle. Ve günün 24 saati para kazanma fırsatı, bizde bunu yapma arzusunu doğuruyor. Dinlenme mi, o da ne? Ne gerek var? Zamanı mı şimdi?

Hepsini kapatıp dinlenebilecek miyiz?
Hepsini kapatıp dinlenebilecek miyiz?

O da Acil, Bu da, Şu da…

Sürekli bir şeylerin acil olduğu hissiyle yaşıyoruz. Beynimize o kadar çok bilgi girişi oluyor ki önemliyi daha az önemliden ayırma yetimizi kaybediyoruz. Bunun sonucu olarak günün acil ihtiyaç listesi kabardıkça kabarıyor, bunların arasında dinlenmeye yer kalmıyor.

Kafamın Hep Oyalanması Lazım!!!

Beynimizin oyalanmaya ihtiyacı var. Beyinlerimiz uyarım ve çeşitliliğe bağımlı hale gelmiş durumda. Bunun sonucu olarak emaillerimizi ya da sosyal medya hesaplarımızı izlemeye ara vermek giderek daha zor hale geliyor. Cep telefonlarımızdan, televizyonlarımızdan ya da internetten bahsetmedim bile. Beynimizin oyalanmaya ihtiyacı arttıkça dinlenmek daha zor hale geliyor.

Hadi, çabuk bitir dinlenmeyi!

Modern dünya kısayolları sever. 15 dakikalık egzersizler, 30 dakikalık yemekler, 1 saatlik fotoğraflar… Ne yazık ki dinlenmek aceleye gelmez. Bilinçli olarak ve gerektiği kadar zaman ayrılmalıdır. Adı üstünde, dinlenmek sabır ister. E bunun için de tamamen ona ayrılmış yeterli bir zaman dilimi gerek.

Tensel ve Tinsel…

Dinlenmenin sadece fiziksel bir durum olduğu düşünülür. Evet dinlenmek fizikseldir, ama sadece fiziksel değildir. Dinlenmek beynimizi, duygularımızı ve ruhumuzu da ilgilendirir. Dünya vallahi, billahi, tillahi sizsiz de döner. Kendinizi “işiniz” haline dönüştürmeye ara vermek ve kendinize ve çevrenize odaklanmak içsel bir güç gerektirir. Bu da sadece fiziksel bir boş zaman değildir. Fiziksel ve ruhsal dinlenmedir.

***

Dinlenmeyi hayatımın ve haftalık rutinimin bir önemli bir parçası haline getirebilmek için çok çalışıyorum. Ancak bunun için sürekli bir efor sarfetmem gerekiyor çünkü dinlenmenin değerini küçümseyen bir kültürle sürekli bir mücadele içindeyim.

***

Hafta sonuna girerken size bol bol dinlenmeler dileriz. Dinlenmek güzeldir. Dinlenmek önemlidir. Dinlenmek anlamlıdır.

 

Selin Güneş

author_1

Canından olmamak içün Araf’tan hikayeler terennüm eden bir Şehrazad; maymun iştahlı bir müzikofil; valide, zevce, hemşire, kerime; tanıştığı herkesle bir şekilde hemşehri olabilen bir havva kızı.

Dinlenmeye Övgü“ için 7 yorum yapılmış.

  • Öznur

    (Ocak 22, 2017 - 5:40 pm)

    Bu yazıyı Ankara’dan Antalya’ya kafa dinlemeye giderken okudum 🙂 Umarım dinlenmiş bir şekilde geri dönerim.

    İyi, mutlu, dinlenik günler 🙂

    • Selin Güneş

      (Ocak 24, 2017 - 8:52 am)

      Tatil nasıldı? Dinlenebildiniz mi? 🙂

      • Öznur

        (Şubat 5, 2017 - 2:30 pm)

        Süperdi. Sabah akşam spor yaptım ve arkadaşlarla bol bol gezdik. Bir de üstüne yaptığım sporda 1 haftalık konaklama ve katılım kazandım. Yani fiziksel olarak yoruldum ama zihinsel olarak baya dinlendim 😉

        • Selin Güneş

          (Şubat 7, 2017 - 8:04 am)

          Çok güzelmiş. İmrendik 🙂

          Hangi spor bu arada?

  • Öznur

    (Şubat 9, 2017 - 6:30 pm)

    Oryantiring. Yapmanızı tavsiye ederim. Çok eğlenceli, stres atmaya birebir, herkesin yapabileceği bir spor.

  • Herşey An'da Gizli - Plazadan Dünyaya

    (Şubat 20, 2017 - 10:17 am)

    […] günlerde ne dinlenmeye övgü‘den haberim vardı, ne de yavaş zihin‘den ve yavaş dinlenme‘den. İşin özü, […]

  • […] günlerde ne dinlenmeye övgü‘den haberim vardı, ne de yavaş zihin‘den ve yavaş dinlenme‘den. İşin özü, […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir