Dünyayı sen mi kurtaracaksın?

Biri size “Dünyayı sen mi kurtaracaksın?” diyorsa aslında aşağıdakilerden birini demek istiyordur 🙂 :

Sen önce bir kendini kurtar da, dünyayı da… işte, sonra kurtarı…..” (‘kurtarırsın’ bile diyemeyen tembeller)

Sen kendini zor kurtarırsın, dünyayı nasıl kurtaracaksın ahahah?” (komik olmayan alaycılar)

Hiç kimse bu kadar çalışmıyor, sen kendini çok yoruyorsun…” (hep kaybeden iyi niyetliler)

Eminim hepimiz duymuşuzdur bu sözü ve nicelerini…

“Sana mı kaldı?” – Bana kalmadıysa, sana kalmadıysa kime kaldı??

“Hiç işin gücün yok mu?” – Ama bu benim işim :/ ?

“Bırak bu boş işleri!” – Sana göre boş, insanlar için önemli hatta elzem…

“Karşılıksız bir şey yapılır mı?” – Yapılmaz mı? Hani iyilik yap, denize at demişler…

“Sana ne başkalarından, sen kendi işine bak?” – Neden? Hepimiz ayni gemide değil miyiz?

Ve son olarak; “Sanki madalya takacaklar?” (Daha çok vardır da ilk aklıma gelenler bunlar.) Bu da genelde okulda, işte, evde çok çalışanlara denir. Oysa bilmezler ki onlar, kendilerine madalya takılsın diye değil işlerini sahiplendiklerinden ve kendilerine olan saygılarından dolayı çok çalışıyorlardır. Sorumluluk sahibi olmak, dürüst çalışmak maddi ve manevi “madalya” ları da beraberinde getirir. Günümüzde getirmediği de oluyor tabii, haklısınız 🙂  Ama bu başka bir yazının konusu olacak kadar derin bir mevzu.

Neyse gelelim konumuza, nerede kalmıştım? Evet, bu sözler kadar insanı çalışmaktan ve hayattan soğutan, heves kıran başka bir şey yoktur herhalde. Çocuğunuz, arkadaşınız, eşiniz, dostunuz kimsenin aklına gelmeyen, popüler olmayan bir konuda araştırma yapıyor, çalışıyor ya da iş kuruyor diyelim. Siz de ona gerçekleri (!) göstermek adına bu talihsiz cümleleri kuruyorsunuz.  Ama belki de o kurtaracaktı, dünyayı! Oldu mu şimdi?

Heyecanlı, meraklı, daha iyi bir dünya hayali kuran, toplumun çıkarlarını kişisel çıkarlarının üstünde gören genç insanların heveslerini  işte bu sözlerle kırıyoruz. Sonra da yeni nesil neden bu kadar amaçsız diye dövünüyoruz… Kabul etmek lazım aslında onlar bizden daha cesurlar. Ama biz (çok bencil bir davranış sergileyerek) geçmişteki kayıplarımızın bedelini yeni nesile ödetmeye çalışıyoruz. Nesiller arasındaki kopukluğun oluşma nedenlerinden birinin de bu olduğuna inanıyorum.

Neyse ki, zamanında bazı gençler bu laflara kulak asmamışlar da hayallerinin peşinden gidip ülkelerini kurtarmışlar…

ataturk ve silah arkadaslari

Son olarak diyeceğim şu ki; bu cümleleri çok söylemeyin, söyleyenleri de uyarın 😉 . Valla gün gelir dünyayı kurtaracak kimseyi bulamayız…

Sevgilerimle,

 

 

 

 

 

 

 

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir