Günlük Tutmanın 10 Şaşırtıcı Faydası

Küçüklüğümden beri aralıksız günlük tuttuğumu söyleyemem belki ama unutmak istemediğim günlerimi kayıt altına aldığımı söyleyebilirim 🙂 . Tabii unutmak istemediğim günleri hep güzel günler diye düşünmeyin. Elbette içinde üzüntülerimin, kırgınlıklarımın, hayal kırıklıklarımın olduğu günler de var. Hayat hep güzel anılardan ibaret olmadığı ve bazı kırgınlıklar adeta “ders” niteliğinde olduğu için yaşadığım kötü günleri de unutmak istemiyorum, ki bir daha aynı hataları yapmayayım, aynı insanlara güvenmeyeyim, aynı olayları yaşamayayım… Ya da ilerde, “Bunlara mı üzülmüşüm ya!” diye okuyup güleyim 🙂 Tabii ki, “unutmamak” ile kastettiğim geçmişte yaşamak değil,  gerekli olduğunda “yaşanmışlıkları” çıkarıp kullanmak ve tekrar yerine koymak 😉

Son yıllarda tuttuğum günlüklerimde bana bir de baykuş eşlik ediyor. Mutlu günlerimde gelip sayfanın bir köşesine konuyor. Mutsuz günlerimde ise hiiiç görünmüyor. Yıl sonunda da  baykuşlu sayfaları sayıp, koca bir yılın nasıl geçtiğine bakıyorum 😉 . Size de tavsiye ederim. İnanın, o baykuş gelsin diye günlerinizi hep mutlu geçirmek istiyorsunuz ve gerçekten isteyince oluyor…

baykuş

“Günlük Tutmanın 10 Şaşırtıcı Faydası” yazısı Huffingtonpost sitesinden Türkçeleştirilmiştir.

***

Günlük tutmak denilince aklımıza ilk gelen; -“Sevgili Günlük” diye başlayıp sevgililerimizi veya yaşadığımız utandırıcı (!) olayları yazdığımız- lise yıllarımız oluyordur genelde.

Bazı insanlar yazmayı; sadece amaçlarına ulaşmak için gerekli olan bir araç olarak görüyorlar. Yazmanın insana kazandırdıklarının farkında değiller.

Siz de bu konuda kararsız olanlardansanız; işte size yazmanın, günlük tutmanın 10 faydası:

1.Zekanızı geliştirir.

Victoria Üniversitesi’nin bir araştırmasında; dil öğrenmenin bir parçası olan “yazmak” ile zeka arasında güçlü bir bağ olduğundan söz ediliyor.

Günlük tutmak, aslında bir bakıma dili keşfetmektir. Çünkü yazı yazarken, yeni kelimelere ihtiyaç duyabilirsiniz ve bu kelimeleri -kimsenin zorlamasıyla değil- kendi arzunuzla öğrenirsiniz. Haliyle bu durum, kelime dağarcığınızın gelişmesini sağlar. Victoria Üniversitesi’nin yine aynı araştırmasına göre, zeka seviyesini ölçmede kullanılan en önemli testlerden biri de “kelime dağarcığı testi”dir. Zeki insanlar, daha geniş kelime haznesine sahiptirler.

2.Farkındalığınızı artırır.

Haklısınız, “farkındalık (mindfulness)” son zamanlarda herkesin diline dolanmış, moda olmuş bir kelime. Ancak farkındalık ile mutluluk arasındaki sağlam bağı da göz ardı etmek doğru olmaz.

Günlük tutmak sizin, “bilinçli farkındalık hali”ne girebilmenize yardım eder. Anda kaldığınız zaman da geçmiş hayal kırıklıkları ve gelecek kaygısı önemini yitirir. Bu durum, “dalgın” ve “mutsuz” olan zihninizin –düşünceleriniz, fikirleriniz vb. aracılığıyla- pasif durumdan aktif duruma geçmesi olarak tanımlanır.

3.Hedeflerinize ulaşmanızı sağlar.

Günlüklerimize çoğunlukla hayallerimizi ve hırslarımızı yazarız. Hatta bazen tamamiyle hayal ürünü olan fikirlerimizi bile karalarız.

Bir binayı plansız inşa edebilir misiniz? Sanırım bu soru anlatmak istediklerimi özetliyor.

Hedeflerinizi yazmak, beyninize onların “önemli” olduğu mesajını verir. Retiküler Aktivasyon Sisteminiz de hedefinize ulaşmak için gerekli olan araçları ve fırsatları işaretler. Hedeflerinizi daha detaylı yazarsanız, -detaylı bir plan hazırlamış olacağınız için- gerçekleşme olasılıkları artar.

hedefler

4.Duygusal zekanızı geliştirir.

Duygusal zeka; duyguların farkına varabilme, hissedebilme ve onları yönetebilme yeteneğidir. Günlük tutmak da özfarkındalığı artırmanın ve duyguları gerçek anlamda hissedebilmenin çıkış noktasıdır. Bu içsel alışkanlık zamanla empati kurma yeteneğinizi artırır. Dolayısıyla, başkalarının yaşadıklarını, deneyimlerini daha iyi anlayabilirsiniz.

Birisiyle “bir noktada buluşabilmek”, duygusal zekanızın yüksek olduğunuzu gösterdiği gibi karşınızdaki kişiyle daha derin bir bağ kurmanıza da olanak sağlar.

5.Hafızanızı güçlendirir, idrak kabiliyetinizi geliştirir.

Beyin ve eller arasında -düşünceler ve fikirlerin bileşimi ile tetiklenen- mükemmel bir ilişki vardır. Kelimeler, fikirlerin suretidir. Harfleri bir araya getirerek anlamlı kelimler ve cümleler oluşturmak, zihnin yeni fikirler üretmesini sağlar.

6.Öz disiplininizi geliştirir.

Sabah veya akşam farketmez, yazmak için zaman ayırmak zaten başlı başına bir disiplin işidir. Tıpkı egzersiz yaptıkça kasların daha çok güçlenmesi gibi, disiplin olmak da zamanla daha çok disiplini beraberinde getirir. Alışkanlıklarımızın hayatımızın her alanına yayılma, bulaşma gibi bir eğilimi vardır. Örneğin; yatak odanızı düzenli tutma alışkanlığına sahip olmanız, ofisinizi temiz tutma alışkanlığını da beraberinde getirecektir. Her gün düzenli olarak yazı yazma alışkanlığınız, -domino etkisi yaratarak- başka faydalı alışkanlıklar edinmenizi de  sağlayacaktır.

7.İletişim becerilerinizi geliştirir.

Stanford Üniversitesi’nin bir raporuna göre; yazmak ile konuşmak arasında çok ciddi bir bağ var. Günlük tutmak aslında, -her ne kadar kendi kendimize de olsa- yazılı iletişimin bir başka şekli. Tabii ki, günlük tutan kişilerin düzenli olarak yazmaları, sözlü iletişimlerine de fayda sağlar.

8. İyileştiricidir.

Yazmak; duygusal, fiziksel ya da psikolojik iyileşmenin yollarından biridir. Yazma egzersizi yapan kişilerin bağışıklık sistemlerinin gelişmiş olduğu, Dr. James Pennebaker (“Writing to Heal” kitabının yazarı) tarafından da test edilmiştir. Stres, çoğunlukla duygusal blokajlardan ve varsayımlara dayalı düşünmekten kaynaklanır.

Araştırmalar ayrıca, günlük tutma sayesinde duyguların açığa çıkmasının, kaygıyı ve stresi azalttığını, uyku kalitesini ise artırdığını gösteriyor.

9.Yaratıcılığınızı harekete geçirir.

Julia Cameron’un (“Sanatçının Yolu” kitabının yazarı) “Morning Pages”i, yaratıcılığını ortaya çıkarmak isteyenler (neredeyse 7’den 70’e herkes) için ilaç niteliğindedir. Julia’nın en güçlü aracı;  ‘düşünmeden’ sadece yazmak. Bu “bilinç akışı” stiliyle yazmak, aslında içimizde olmasına rağmen farkında olmadığımız fikirleri ve düşünceleri de ortaya çıkarır.

güzel anılar

10.Özgüveninizi artırır.

Günlüğünüze pozitif bir deneyiminizi yazmak, beyninizin o anı tekrar yaşamasını sağlar. Ve “kendinden şüphe etme” size çirkin yüzünü gösterdiğinde yeteneklerinizi ve gücünüzü tekrar kazanabilirsiniz. Endorfin ve dopamin hormonlarının açığa çıkması modunuzu ve kendinize olan saygınızı artıracaktır.

Sabır ve istikrar yeni alışkanlık edinmede kritik öneme sahip kavramlardır. Belki yazmaya, haftada üç günle başlayabilirsiniz, sabah uyandığınızda veya akşam uyumadan önce.

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir