Into The Wild

“Mutluluk uçsuz bucaksız ormanlardadır, bomboş sahillerdeki coşkudadır. İnsan elinin değmediği bir yerdedir, denizin diplerinde ve gürlemesindedir.
İnsanları severim, ama doğayı daha çok severim…”

George Gordon Byron

 

Hayattaki amacınızın ne olduğunu biliyor musunuz?

Aslında herkesin bir amacı var bu hayatta. Sadece bazılarımız bunun farkında değiliz. Ne zaman ki kendimizi içinde bulunduğumuz ortama ait hissetmemeye başlıyoruz, canımız yanıyor, “gerçekten” mutlu olmadığımızı farkediyoruz ve sonunda bir “aydınlanma” yaşıyoruz; işte o zaman, -aslında hep var olmasına rağmen- unuttuğumuz “amacımız”ı hatırlıyoruz. “Ben ne için yaşıyordum? …”

Christopher McCandless da hayattaki amacını hatırlayan (fark eden) ama sadece hatırlamakla kalmayıp aldığı radikal kararlarla hayalini gerçekleştiren bir maceraperest.

chris

  “Bence kariyer denen şey bir 20. yüzyıl icadıdır ve ben bir kariyer istemiyorum.”

                          Into the Wild

Christopher, iyi bir üniversiteden mezun olduktan sonra konforlu hayatını, potansiyel kariyerini, arabasını, parasını, kısacası modern yaşamın verdiği tüm nimetleri (!) terk ederek Alaska kırsalında tek başına yaşamaya karar verir. Sistem eleştirisi olarak başlayan bu yolculuğu, sonunda kendi iç dünyasını da çözümlemesini sağlar.

Jon Krakuer’in kitabından uyarlanan bu filmi daha da güzel yapan –gerçek hayat hikayesi olmasının dışında- yönetmeni Sean Penn ve muhteşem başrol oyuncusu Emile Hirsch. Bu güzelliklere eşlik eden müthiş doğa görüntülerinden hiç bahsetmiyorum bile…

Dünyayı, hayattaki amacınızı belki de en önemlisi kendinizi sorgulamanızı sağlayan bu filmi izlemenizi şiddetle öneriyorum!

70b03e921614af951ea50d9cb63a528c

Unutmadan, benim bu hayattaki amacım da mutlu olmak 🙂 Ama sadece kendi mutluluğumu değil çevremdeki insanların da mutlululuğunu önemsiyorum. Çünkü hayatın, hep birlikte mutlu olabilirsek anlamlı olacağına inanıyorum…

Sevgiler,

 

 

 

 

 

 

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Into The Wild“ için 2 yorum yapılmış.

  • Zeynep Erdoğan

    (Mart 3, 2017 - 2:06 pm)

    benim ki de “paylaşmak”…

  • Kaptan Fantastik - Plazadan Dünyaya

    (Mayıs 5, 2017 - 9:36 am)

    […] oyuncu da olan) Matt Ross’un da harikalar yarattığını görüyorsunuz. Little Miss Sunshine, Into The Wild, Hanna gibi filmleri sevdiyseniz kesinlikle bunu da çok seveceksiniz. Aslında başrolde […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir