İşte Mutluluk, “İşte” Mutluluk – Neyden kaçıyoruz?

Serinin geçenki yazısında demiştik ki:

İnsanı işinde iki şey mutlu eder;
1 – Sonuçlar
2 – İlişkiler

Gayet güzel demişiz de, mutlu olmak için nelerden kaçmamız gerektiğini de bilmemiz gerekir. Bakalım işteki en büyük mutsuzluk kaynakları nelermiş?

Aslında bu yazı tek bir cümle ile özetlenebilir: “İnsanı mutlu eden şeyler sonuçlar ve ilişkiler ise, bunları bozan her şey mutsuzluk kaynağıdır.” Ama siz okumayı burada kesmeyin çünkü anlatacak daha ayrıntılı bilgilerimiz var.

İnsanların en büyük mutsuzluk kaynaklarına bir bakalım:

Kötü Patronlar

iştemutluluk20

İyi bir çalışma ortamını kötü bir hale getirme konusunda kötü bir patronun eline kimse su dökemez. Her ne kadar işten ayrılma mülakatlarında “daha çok maaş, daha yakın işyeri, daha büyük olanaklar” neden olarak gösteriliyorsa da, isimsiz anketlerden gerçeği öğreniyoruz: “patrona dayanamadım artık”. İş hayatımızı tamamen değiştirme güçleri olan yöneticilerimiz, mutluluk ya da mutsuzluğumuzu da belirleyebiliyor. Kötü yöneticiler, insanların sonuca ulaşmasına ve ilişkiler kurmasına izin vermez.

Zor Çalışma Arkadaşları

Yıpratıcı, can sıkıcı ve tartışmaya bayılan sevimsiz kişiler işyerlerinde de oldukça fazlalar maalesef. Her ne kadar onları da yöneticiniz seçtiği için yöneticiden bağımsız düşünmek zorsa da, iş arkadaşları da yöneticiler kadar can sıkıcı olabilirler.

Çok Çalışma İnancı

iştemutluluk21

“Başarınızı neye borçlusunuz?”

“Sabah 6’da ofiste oluyorum.”
“Günde 16 saat çalışıyorum.”
“Ofise giderken bile telefondan çalışıyorum.”
“Ofisten çıktıktan sonra evden çalışmaya devam ediyorum.”

Bu inanışa göre, ne kadar çok çalışırsanız o kadar verimli olursunuz. Kısa vadede bu doğrudur. Ancak uzun vadede bakarsak :

  • Yaratıcılığın azalması,
  • İş arkadaşlarıyla ilişkilerin kötüleşmesi,
  • Yeni fikirlere daha kapalı olma,
  • Daha az enerji ve motivasyon,
  • Üretkenliğin azalması,
  • Dolayısıyla işte daha mutsuz olma

gibi sonuçları kaçınılmaz.

İşyeri Stresi

İşyerlerinin ne kadar stres yaratabildiğini ve stresin ruh ve beden sağlığımıza zararlarını yazarak bu yazıyı şişirmeyeyim. Hepimiz bunları biliyoruz, öyle değil mi?

İşyerinde sürekli stres altında bulunan birinin mutlu olması imkansız. Yalnız burada küçük bir yanlış anlamayı düzeltmek gerek, yapılan araştırmalar sonucunda stres ile çalışma süresi arasında çok az bir ilişki olduğu ortaya çıkarılmış. Strese neden olan faktör, ne kadar çalıştığımız değil, çalışırken ne hissettiğimiz.

İşyerindeki Çatışmalar

“O e-postada herkesi CC yapmış, kendi hatası olsa bunu yapmazdı.”, “Toplantıda resmen laf çakmak için fırsat kolladı”, “Datayı zamanında vermiş mi ki şimdi ‘iş gecikti’ diye mızmızlanıyor”, “Önceki attığı e-postayı bulayım da suratına çarpayım, kim istemiş işin öyle yapılmasını…” Tanıdık geldi mi? İşte öyle 🙂

Bürokrasi

Formaliteler ruhu öldürür. Kurallarla boğuşmaktan işini sonuçlandıramayan çalışanlardan mutlu çalışanlar olmalarını bekleyemezsiniz.

Zorbalık

Diğer adıyla MOBBING. Hakkında konuşmaya bile gerek yok. “Keşke kağıt üstünde harika duran hassasiyetlerini, gerçek iş hayatında da aynen uygulayan, daha çok kurumsal işyerimiz olsa” diyor ve susuyorum.

Haksızlık

Adil olun bir zahmet. Adaletin olmadığı bir çalışma ortamında mutlu olunabilir mi?

İş Kaybetme Korkusu

Bir önceki yazıda “Çok da mutlu etmez” demiştim ama sürekli bir güvensizlik hissi de kişiyi mutlu edemez. Kimse sürekli bir şantaj altında yaşamaktan mutlu olamaz.

iştemutluluk22

“Peki bunlardan bazıları (ve hatta hepsi) işyerimde mevcut, ne yapayım ben? En yakın köprüye mi koşayım?”
“Yok, bir sonraki yazımızı bekle.”

Kaynak:
Sabah 9’dan Akşam 6’ya Happy Hour – Alexander Kjerulf

Selin Güneş

author_1

Canından olmamak içün Araf’tan hikayeler terennüm eden bir Şehrazad; maymun iştahlı bir müzikofil; valide, zevce, hemşire, kerime; tanıştığı herkesle bir şekilde hemşehri olabilen bir havva kızı.

İşte Mutluluk, “İşte” Mutluluk – Neyden kaçıyoruz?“ için 3 yorum yapılmış.

  • Kadir

    (Şubat 28, 2017 - 1:29 pm)

    İşyerinde de olsa hayal kurmayı da ekleyebiliriz sanırım 🙂

    • Selin Güneş

      (Mart 2, 2017 - 12:51 pm)

      Hayal kurmayı hiçbir zaman bırakmamalıyız 🙂

  • […] Serinin bir önceki yazısı işte mutluluk yolunda bizi tökezleten engeller hakkındaydı. Bu yazı da “sorunun ne olduğunu biz biliyoruz, varsa çözümün bir zahmet onu yaz” diyenler için. […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir