Mobbing Yazıları: Mobbing’in Etkileri

Mobbing Yazıları’nın ilkinde başımdan geçen mobbing tecrübesinden size bahsetmiştim. Aynı yazıda 2,5 seneyi aşan süreci özetlemiş, bitişinden de sonraki yazılarda bahsedeceğimi  söylemiştim. Buyrunuz, 3. Mobbing yazım: “Mobbing’in etkileri”…

O zamanki yöneticimin ilk söylemi ve devamındaki hakkımdaki sürekli olumsuz yorumlarının sonucunda, psikoloğumun uyarısıyla kendime gelmiştim. Kendime gelmiştim derken, durumu nasıl adlandıracağımı öğrenmiştim. Öğrenmiştim öğrenmesine de, bu durum böyle mi gidecekti? Durumun çözülmesi gerekmiyor muydu?

Ben de her normal çalışan gibi İnsan Kaynakları (İK)’nın kapısını çaldım (e bunu yapan yöneticim olunca, onu ona şikayet edemeyeceğim aşikardı). Böylece o dönem çalıştığım şirketin çalışanlarıyla ilgili tasarruflarıyla da derin bilgi sahibi oldum (hayır, başım göğe ermedi). İK’nın benzer bir durum için hazırladıkları “uyuşmazlık prosedürü” adını verdikleri bir çözüm sunmuşlardı bana. Ancak bu yöntem, benden önce sadece bir kez uygulanmış, yanlış hatırlamıyorsam da benzer düzeydeki iki çalışanı kapsamıştı (bakınız: yatay mobbing).

Önerdikleri çözümde; yöneticim ve İK biriminden müdür, direktör gibi farklı pozisyondaki kişilerin de katılacağı bir dizi toplantı olacaktı. Bunun başlaması içinse (kendi ismimi vs. vererek) İK’ya başvuru yapmam gerekiyordu. Sonuç olarak, bu süreçte ben aynı pozisyonda (yani şikayet ettiğim kişinin altı olarak) çalışmaya devam edecektim, hem de onu şikayet etmiş olacaktım. Zaten kişinin yaptıkları ortadayken, mevcut halimin üzerine böyle bir durumu yaşamak, benim için ne derece sağlıklı olacaktı?

Her gün bitmeyen baş ağrısına ek olarak, tansiyon yükselmeleri, yapılacak toplantılar öncesi geçirdiğim minik sinir krizleri ve mide bulantılarına yenilerinin eklenmesi demekti bu. Yalnız belirtmem gerek, bu görüşmelerde istersem departmandan bir arkadaşım bana eşlik edebilecekti. Ancak hangi arkadaş, mevcut işini bir anlamda baltalayacak, bir toplantı serisine girerdi ki?

pexels-mobbing tansiyon

Aynı günlerde uluslararası başka bir şirketin İK departmanında çalışan liseden bir arkadaşıma danışmıştım. Onun çalıştığı şirkette, İK’ya “mobbing ihbarı” isim vermeden, sadece tacizcinin ismi ve departmanı bilgileri verilerek yapılabiliyordu. Sonuç olarak merkezden bir ekip, söz konusu departmanda bir araştırma yapıyor, ihbarı yapanın kim olduğunu bilmeden herkesle görüşüyorlardı. Yani mobbing’e karşı standart bir uygulama prosedürü olmadığını, her şirketin kendine özgü bir prosedür üretip uyguladığını da anlamış oldum.

Tahmin edebileceğiniz üzere -doğal olarak- uyuşmazlık görüşmelerini başlatmadım. Bu arada İK’ya başka bir departmana geçebileceğimi belirttiysem de, bunu da sağlayamadılar. Kendi işimi kendim yapıp, geçiş yapabileceğim bütün departmanların direktörleri ya da müdürleriyle görüştüm. Tabii ki bu görüşmeler sırasında kendi durumumu, mobbing’i ve şirketin bu konudaki duruşunu da anlattım. Ancak bir ilerleme sağlayamadım.

İşte 2,5 senenin sonunda, bilmem kaçıncı görüşmenin sonucunda (ki bu arada bana mobbing uygulayan üst yöneticim başka bir sebepten şirketten gönderileceği ortaya çıktı), yeni gelen üst yöneticim, benim üstüm ve İK müdürüyle bir toplantıya çağırıldım. Bu arada daha önce belirttiğim üzere mobbing sürecinde bana “asabi tansiyon” teşhisi koyulmuştu. Bu yüzden, kötü bir sağlık problemiyle karşı karşıya kalmamam gerektiğini düşünmüşlerdi (çok düşünceliler). Bunun için İstanbul dışında olan şirket genel merkezine çağırıldım (detaylar çok fazla, o kısmına girmiyorum).

Toplantı sırasında (ne dediklerini hatırlamıyorum, zaten çok anlamlı değildi de söyledikleri), elime bir A4 kağıdı verdiler ve savunmamı yazmamı istediler. Ben de, avukatımın bu toplantıdan haberi olmadığını söyledim (yüzlerindeki ifadeyi görmenizi isterdim). Neyse gene detaylara girmeyeyim, artık işten çıkarılma sürecim başlamıştı (bakınız: mobbing süreci).

Sonrası çorap söküğü gibi geldi: Performans düşüklüğüm gerekçe gösterilerek işten çıkartılmıştım, ancak konuyla ilgili savunmam fesih gününde alınmıştı (o da ayrı başlık konusu). Tabii sürecin tek iyi yanı, o dönemde mobbing ve haklarım hakkında bayağı bilgi sahibi olmuştum (bugüne kadar yazamasam da arkadaşlarıma bunları hep anlattım). Haklarımı almış olmam, benim ‘işe iade davası’ açmama engel olmadı (2 yıl kadar da yargı süreciyle geçti). ALO170 hattı ise, benim mobbing sürecimin sonunda aktif olmuştu. Yani benim böyle bir başvuru yapma şansım da olmadı (siz sormadan söyleyeyim istedim).

depression_Ted Ed:Helen M. Farrell
Depresyon sırasında ben (temsili)

Mobbing sonrası işten çıkartılan her çalışan gibi, çok garip bir dönem geçirdim. Asabi tansiyona ek olarak geçmeyen baş ve sırt ağrılarım (a söylememiştim di mi, çalışırken fizik tedavi de görmüştüm) hafiflemesi çok uzun zaman aldı. Eskiden çok kolay gülüp geçebileceğim konular, artık beni çok sarsabiliyor, zaman zaman tansiyon yükselmelerini de yaşıyorum. Bu durumla yaşamaya alıştım, ilk zamanlara oranla daha iyi baş edebiliyorum.

Çalışmayı seven bir insanım/insandım. Yapılacak iş varsa, tatile gitmesem de olurdu. O şirketteki ilk yıllarım böyle geçmişti. Kullandığım tatilleri alt alta koyunca, şirkette kullandığım toplam tatillerin yarısı kadar tatili, son senemde aldığım ortaya çıktı (kafa ne kadar kötüyse artık,  ancak ‘off’ vererek kendime gelmeye çalışmıştım).

Şimdi tüm bu olayların üzerine düşündüğümde bazı konularda daha objektif bakabildiğimi görüyorum. Ancak o dönemde, bırakın objektif olmayı, içimden bir cani çıkmadığı ve kendime-yakın çevreme büyük bir zarar vermediğim için de kendimi şanslı sayıyorum. Tabi bu süreçte, psikologumla olan seanslarımın ve sürecin başlamasından bir sene sonra açtığım Mutfak Terapisi bloğumun da etkisi büyük.

Yaşadığım mobbing sürecini ve bana olan etkilerini, elimden geldiğince (ve sinirlerim el verdiğince) anlatmaya çalışıyorum. Bireysel deneyimin yanı sıra, mobbing’in genel olarak etkileri nelerdir deyip, daha önce yayınlanmış kaynaklardaki, konuyla ilgili olan bölümlere de isterseniz gelin hep beraber bir göz atalım:

Mobbing’in Etkileri

İşyerlerinde uygulanan psikolojik taciz yani mobbing, sadece mağduru olumsuz etkilemez. Aynı zamanda mağdurun ailesine, olayın geçtiği işyerine, topluma ve ülke ekonomisine de muhtemel etkileri vardır. En önemli etkenin iletişimsizlik olduğu, uzun bir sürece sahip olan mobbing’in en fazla etkilediği mağdura, mağdur ailesine ve işyerine olan kısmını bu yazıda paylaşacağım.

Mağdura olan muhtemel etkileri

İşyerlerinde psikolojik tacizin mağdur birey üzerinde yarattığı etki, psikolojik tacizin aşamaları ve bireyin kişisel özellikleri nedeniyle farklı sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir.

İşyerlerinde psikolojik taciz genel olarak mağdur açısından fiziksel ve zihinsel rahatsızlıklara, davranış bozuklularına, sosyal sorunlara ve ekonomik zarara neden olmaktadır:

Uyku bozuklukları, ağlama nöbetleri, konsantrasyon bozukluğu, gerginlik ve öfke, alınganlık, yüksek tansiyon, kalıcı uyku bozuklukları, mide ve bağırsak sorunları, aşırı kilo alma veya verme, alkol veya ilaç (madde) bağımlılığı, tedavi masrafları, işyerinden kaçma veya uzaklaşma (sık sık geç kalma, sıkça kullanılan hastalık izinleri), şiddetli depresyon, panik ataklar, kalp krizleri ve diğer ciddi hastalıklar, kazalar, üçüncü kişiye yönelik şiddet, intihar girişimleri bu etkilerden bazıları olarak sayılabilir.

Ekran Resmi 2017-11-21 14.42.05

Mağdurunun ailesine olan muhtemel etkileri

İşyerlerinde yaşanan psikolojik taciz süreci kişinin sadece işyerindeki huzurunu ve verimliliğini olumsuz etkilemez, kişinin özel yaşamı üzerinde de etki yapar.

  • Mağdurun işyerinde yaşadığı sorunlar, karı-koca ve ebeveyn-çocuk ilişkilerini, hatta çocukların psikolojik gelişimlerini de olumsuz etkilemektedir. İşyerinde uygulanan psikolojik taciz nedeniyle aileler de bireyler gibi hem psikolojik hem de ekonomik açıdan yüksek maliyetler ödemek durumunda kalabilmektedir.
  • Bu süre içinde, aile üyelerinin işyerinde psikolojik tacize maruz kalan bireyin durumunu anlaması ve destek olması çok önemlidir.

İşyerine olan muhtemel etkileri

İşyerlerinde psikolojik tacizin mağdura olan muhtemel etkilerinin yanında işyerleri üzerinde de olumsuz etkileri vardır. İşyerleri farklı sektörel koşullarda, farklı büyüklüklerde ve farklı üreme modelleri ile faaliyetlerini sürdürmektedirler. Dolayısıyla psikolojik taciz iddialarının gündeme gelmesi işyerleri üzerinde farklı etkiler yaratmaktadır.

İşyerlerinde psikolojik tacizi uygulayanların ve mağdur/mağdurların performans ve verimlilikleri ile işe ayırdıkları zamanda önemli kayıpların meydana gelmesinin yanında işletmeye olan diğer muhtemel etkileri ise aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

  1. İşyerinin genel verimliliği olumsuz etkilenir.
  2. Çalışma ilişkileri ve barışı bozulur, çalışan ve yöneticiler arasında 
uyumsuzluklar başlar.
  3. Devamsızlıklarda, izinlerde ve sağlık raporlarında artış görülür.
  4. Örgütsel bağlılığın azalmasına/yok olmasına yol açar.
  5. Yeterlilik ve tecrübe sahibi çalışanların kaybedilmesine yol açar.
  6. İş gücü devrini yükseltir.
  7. Konunun işyeri dışına taşınması halinde kurumun saygınlığı ve marka değeri zarar görür.

 

Mobbing’in etkileriyle ilgili son not: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2013, 2014 ve 2015 yıllarında gerçekleşen toplam 99 işçi intiharı olduğu, 2016 yılında ise 90 kişinin intihar ettiğini açıkladı. İSİG ayrıca 2017’nin kasım ayına kadar (yani ilk on aylık dönemde), işsizlik ve mobbing’e maruz kalan 71 işçinin intihar ederek yaşamına son verdiğini açıkladı. 2017 yılında, 2013, 2014 ve 2015 yıllarını kapsayan dönemde yaşanan işçi intiharlarının toplamına yaklaşıldığı görüldü. (istatiksel olarak açıklamak bile zor, bir de bunu yaşayan kişileri ve ailelerini düşününce kendimden geçtim- hepsine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz).

Tekrar yinelemek isterim, bu yazıları bir hukuk insanı olarak değil, başından geçen kötü bir deneyim dolayısıyla bilgi sahibi olmuş eski bir beyaz yakalı olarak yazıyorum.

Faydalandığım Kaynaklar:

https://www.csgb.gov.tr/media/2053/mobbing_2014.pdf

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/869169/71_isci_mobbing_ve_calisma_kosullari_nedeniyle_canina_kiydi.html

Görseller:

https://www.pexels.com

http://metro.co.uk

https://www.csgb.gov.tr/media/2053/mobbing_2014.pdf

Zeynep Erdoğan

plazadandunyaya_profil_zeynep02_2

Yemek yapmayı ve paylaşmayı terapi olarak gören bir blogger; vizörünün arkasındayken diğer terapisinde olan bir ileri amatör; utanmasa kapının gıcırtısıyla rakseden bir “dandöz”; orta avlu’nun 35lik’i; yeğenlerinin asker arkadaşı; fil hafızalı yer-yön uzmanı.

Mobbing Yazıları: Mobbing’in Etkileri“ için 1 yorum yapılmış.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir