Mükemmel Yabancılar – (Perfetti Sconosciuti)

Hiç sırrı olmayan insan var mı sizce? Şimdilik yok, diyebiliriz galiba 😉 Çünkü, bu hızla şeffaflaşmaya devam edersek gelecekte hiçbirimizin –kendimizden bile sakladığımız – bir sırrı olmayacak… (bknz. Çember)

Neyse içimizi daha fazla karartmadan günümüze dönelim. Birçoğumuz, hem kendimizin hem de yakın çevremizdekilerin; ufak tefek, zararsız ya da tam tersi, açığa çıktığında başkalarını üzebilecek, hayatlarını etkileyecek büyük sırlarını biliriz, saklarız. Biraz göreceli de olsa genel olarak bunda bir sorun olmadığını söyleyebiliriz. Sonuçta  birinin sizinle paylaştığı –ama büyük ama küçük- sırrını saklıyor, kimseyle paylaşmıyorsunuz. Peki, olaya biraz farklı bir açıdan bakarsak; bu sırlarla süren hayatlar “gerçek” oluyor mu sizce?

İşte; kadınlar, erkekler, dostlar ve sırlar üzerine harika bir İtalyan film olan “Mükemmel Yabancılar“da, bu “gerçeklik” sorgulanıyor.

Kısa bir özet…

Samimi ve uzun yıllardır arkadaş olan 7 kişi (üç evli çift ve bir boşanmış adam) bir akşam yemeğinde bir araya gelirler. Yemek sırasında eğlenceli bir oyun oynamaya karar verirler: Hepsi cep telefonlarını masaya koyacak ve saklayacak bir şeyleri olmadığını kanıtlamak için de o akşam alacakları her mesajı veya telefon görüşmesini masadaki herkesle paylaşacaklar. Bu güzel ve samimi teklif masum bir şekilde başlar, gecenin ilerleyen saatlerinde sırlar ortaya dökülür.

Nelerden etkileneceğiz?
  • İyi oyunculuklardan ve müthiş diyaloglardan
  • Tek mekan filmi olmasına rağmen insanı boğmamasından
  • Küçük bir bütçe ile de harika filmler yapılabileceğinden
  • Rocco’nun kızıyla olan dokunaklı konuşmasından (bayıldım…)
  • Melodik bir dil olan İtalyanca’dan (konuşurken sanki şarkı söylüyor gibiler 🙂 )

mukemmek yabancilar

İnsan ilişkilerinin ikiyüzlülüğünü ortaya seren bu filmde görüyoruz ki: Çok yakın gibi görünsek de aslında birbirimize yabancıyız. Zaman zaman kendimize karşı bile dürüst olamıyoruz. Çünkü kendimizi sorgulamayı çoktan bıraktık. Ama tabii başkalarını yargılamaya ve hayatlarına müdahale etmeye tam gaz devam ediyoruz. Dışardan bakılığında, birbirimizi dinliyormuş gibi görünüyoruz ama aslında, kendimizden bahsetmek için karşımızdakinin lafını bir an önce bitirmesini bekliyoruz. Birbirimizi gerçekten anlamak için çaba sarfetmiyoruz.

Sırlardan oluşan “sözde” gerçek bir dünyada yaşıyoruz ve yeni zihnimiz artık telefonlarımız…

İyi seyirler…

Sevgilerimle,

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir