Mutlu Olma Sanatı

“Nasıl mutlu oluruz? Mutlu olmak için yapmanız gereken 10 şey! Mutlu bir hayat mümkün mü? ” gibi sorulara cevap vermek için yazılmış bir çok kitap var piyasada. Bu tarz kişisel gelişim kitaplarının bazıları gerçekten çok başarılı ama bazıları da hiç çaba sarfedilmeden yazılmış, adeta benzer kitapların kolajı gibi…

“Mutlu Olma Sanatı” ise, mutluluğu, daha felsefi açıdan yorumladığı icin benzerlerinden farklılık gösteriyor. Bir de yazarı, Bertrand Russell olunca… 😉 .

Kitapta özetle…

Russell kitapta; uygar ülkelerdeki insanların çoğunun, görünürde geçerli bir nedeni olmadığı halde, aşamayacaklarını düşündükleri mutsuzluklarına çareler öneriyor.

Mutsuzlukların daha çok hatalı dünya görüşlerinden, hatalı ahlak kurallarından, yanlış yaşama alışkanlıklarından kaynaklandığına inanıyor. Çünkü bütün bu yanlışlıkların, insan mutluluğunun temeli olan şeylere doğal hevesin ve iştahın yok olmasına yol açacığını düşünüyor. İşte kitapta da, insanlara bu hevesi ve iştahı yeniden kazandırarak onları mutlu edecek değişiklikleri açıklıyor.

Mutluluk işte ve ilişkilerde dışa dönük bir tutum izlenerek elde edilir ve kişinin kendi içine dönmesiyle, endişe ve korkulara teslim olmasıyla kaybedilir.

İstediklerimizin bazılarını elde edememek mutluluğun ayrılmaz bir koşuludur.

Aşk, insanları iş birliğine götüren ilk ve en yaygın heyecan şeklidir.

İnsanlar katlanılmayı değil, sevilmeyi isterler.

mutsuzluk

Mutsuzluğun nedenleri?

Rekabet:  Rekabette başarıyı fazla önemsemek mutsuzluğun nedenidir. Elbette başarı duygusu hayattan aldığımız zevki artırır. Takdir edildikçe daha mutlu olmamız da doğaldır. Hatta bir noktaya kadar para da mutluluğumuzu artırır. Ancak başarı, mutluluğun sadece bir öğesidir ve diğer öğelerin tamamının feda edilmesi pahasına elde edilmişse, çok pahalıya mal olmuş demektir.

Can sıkıntısı ve heyecan: Can sıkıntısının karşıtı haz değil, heyecandır. Mutlu bir hayat için belirli derecede can sıkıntısına dayanabilmek şarttır. Yeryüzünün temposu yavaştır; güz ile kış, ilkbahar ile yaz kadar hareketsizlik de gereklidir. Modern şehir halkının çektiği can sıkıntısı, doğadan uzak kalışından kaynaklanır. Mutlu bir yaşam, sakin bir yaşamla mümkün olur. (Bknz. yavaş hareketi 😉 )

Yorgunluk: Aşırı olmamak kaydıyla, sadece vücut yorgunluğu mutluluk yaratabilir. Çünkü böyle bir yorgunluk, rahat bir uykuya ve iyi bir iştaha yol açar. En tehlikeli yorgunluk şekli ise sinirsel yorgunluktur.

Çekememezlik: En kötü kişilik özelliklerinden birisidir. Çekememezlik, yanlız kötülük yapma eğilimine yol açmaz, kişiyi mutsuz da eder. Bu kişiler, sahip olduklarından dolayı mutlu olacaklarına, başkalarının elindekileri yüzünden acı çekerler. Ancak bu duyguyu etkisiz kılacak başka bir duygu vardır, hayranlık duygusu. Mutluluğunu artırmak isteyenler, çekememezliği azaltıp hayranlığı artırmaya çalışmalıdır.

Günah duygusu: Ergin yaş mutsuzluklarının en önemli psikolojik nedenlerinden birisidir.

İşkence korkusu: Aşırı işkence korkusu patalojik bir durumdur. Bu hastalığa yakalananlar öldürülmek, hapsedilmek istendiklerini ya da kendilerine büyük bir kötülük yapılacağını sanırlar. Eğer birisi belirli bir sürede herkesten kötülük gördüğünü söylüyorsa, bunun nedeni büyük olasılıkla kendisindedir.

Kamuoyu korkusu: Hemen herkes için mutluluğun koşulu, çevrenin kendisinden hoşnut olmasıdır. (“Ayıp Nedir?” başlıklı yazımda da bu konudan bahsetmiştim, hatırlarsanız… 😉 )

 mutluluk

Mutluluğun nedenleri?

Keyif: Mutlu bir insanın en genel ve belirgin özelliğidir. Zevklerimizin ve isteklerimizin gerçekleşmesi sonucu hissettiklerimiz de diyebiliriz, keyif için. Ancak bunların birer mutluluk kaynağı olabilmeleri için; sağlıkla, sevdiklerimizin duygu ve beğenileriyle, içinde yaşadığımız toplumun değer ölçüleriyle uzlaşır olmaları gerekir.

Sevgi: Kuşkusuz, seviliyorum duygusu, keyfi artırır. Ancak sevgiyi iyilik yaparak satın almaya çalışan, karşılaştığı değerbilmezlik sonucunda hayal kırıklığına uğrar. En iyi sevgi, insanın eski mutsuzluklarından kaçmak için değil de, yeni mutluluklara kavuşmak umuduyla beslediği sevgidir.

Aile: Anne-babaların çocuklara, çocukların da anne-babalarına olan sevgisi, mutluluğun en büyük kaynaklarından birisidir. Ancak, günümüzde aileler bu temel gereksinimi (koşulsuz sevgiyi) ne kadar karşılıyor? Cevabı kitapta…

İş: Çalışmanın, mutluluk mu yoksa mutsuzluk mu getirdiği tartışılır 😉 . Ama can sıkıntısını önlemek ve dinlenme günlerinin tadını artırmak için gerekli olduğu söylenebilir. Eee bir de para kazanmak için tabii 🙂

Kişisel olmayan ilgiler: Boş zamanlarımızı dolduran ve bizi “ciddi düşünce” yorgunluğundan kurtaran küçük ilgi alanlarımız olmalı. (tiyatroya gitmek, kitap okumak, spor yapmak, film izlemek, müzik dinlemek…)

Çaba ve kabullenme: Çok ender durumlar bir yana, mutluluk yanlızca uygun koşulların bir araya gelmesiyle olgun bir meyve gibi kucağa düşmez, çabayla erişilebilir.

Kitabın ana başlıklarını kısaca anlatmaya çalıştım size, tamamını da okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Ama bir yandan da şunu düşünmeden edemiyorum: Acaba, biz bu mutlu olma işini çok mu kafamıza takıyoruz? Belki de mutluyuz da farkında değiliz? 😉 Ne dersiniz?

***Russell’ın “Aylaklığa Övgü” kitabıyla ilgili bibliyoterapi yazısına da şuradan ulaşabilirsiniz.

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Mutlu Olma Sanatı“ için 3 yorum yapılmış.

  • Merhaba Minimalizm

    (Temmuz 13, 2017 - 8:24 am)

    86 sene önce yazılan bir kitabın günümüze bu kadar benzer olması kesinlikle insanı etkiliyor. Özellikle “modern şehir halkı” bölümleri.

    • İrem Devseren

      (Temmuz 13, 2017 - 9:26 am)

      Kesinlikle! Okurken beni de en çok o etkiledi.

  • loveandsmile

    (Temmuz 14, 2017 - 5:18 am)

    Teşekkürler alıntılar için..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir