Nedir Bu “Harfli” Kuşaklar?

generations

Çok sık duyduğumuz “X, Y, Z kuşağı”, “sandviç kuşağı” gibi ifadelerin anlamlarını biliyor musunuz? Ben tam bilmiyordum ve araştırdım. İş hayatında (aramıza hep yeni gençler katılıyor, malum 🙂 ) ve aile ilişkilerinde işimize yarayacağı için de sitemizde yer vermek istedim.

“annem beni anlamıyor”
“şimdiki çocuklar bir tuhaf”
“işe yeni başlayan zıpır velet kendini kaf dağında sanıyor”
“yöneticim tam bir eski kafalı, oysa aramızda sadece 10 yaş var”

Şikayetler tanıdık mı? İşte bunlar hep kuşak (farkı)…

Belli bir dönemle doğan insan topluluğuna kuşak ya da nesil diyoruz, malum. Belli yıllarda doğan nesiller belli isimlerle anılıyorlar. Bu isimler şöyle:

Baby Boomer Kuşağı (1946-1964 arası doğanlar)

workbb

İkinci dünya savaşı sonrası kuşak. Anne-babalarımız genellikle bu kuşaktan. Savaş sonrasında rahata eren insanlar, bol bol çocuk sahibi olmuşlar. İşte bu çocuklara “baby boomer kuşağı çocukları” deniyor.  Savaş sonrasında tüm dünyada genişleyen ekonomi ile birlikte belirli bir gelir standardında yaşamış ve bu standarda alışmış olan bir kuşak bu.

  • Aynı evde önce çocuklarına, sonra yaşlanan ana-babalarına baktıkları için “Sandviç Kuşağı” olarak da bilinirler.
  • İletişim şekli olarak yüz yüze sohbeti tercih ederler.
  • Geniş ailelerine çok önem verirler.
  • Çalışmak için yaşarlar, işkoliktirler.
  • Çalışma hayatı boyunca gelecekle ilgili yaşam beklentileri emeklilikte rahatlık ve düzenli bir hayat olan bir kuşaktır. Düzenli bir hayat olmazsa olmazlarıdır.
  • Otoriteye son derece bağlıdırlar.
  • Motto’ları “azıcık aşım, kaygısız başım” dır. Belli saatlerde çalışıp maaşlarını düzenli almak onların iş mutluluklarının anahtarlarıdır. Bir de şık giyinerek işe gidiyorlarsa, değmeyin keyiflerine 🙂

X Kuşağı (1965-1979 arası doğanlar)

workx

Baby Boomer’ların çocukları. Yani bizler. (Gerçi 1979 doğumlu olan ben kendimi daha çok Y kuşağı olarak görüyorum ama 1978 doğumlu olan eşim örneğin, tam bir X.) Anne- babalarına göre daha talepkarlar ama dünya ekonomisindeki gelişmenin artık durduğu ve dünyada hızlı değişmelerin olduğu bir döneme denk geldikleri için taleplerinin karşılanması çok kolay olmuyor ne yazık ki.

  • Evliliklerin ve kariyerlerin ömürlük olmadığı, hayat boyunca birkaç kez değişebileceği fikri oluşmaya başlar. Ama bu bir istisna ve talihsizliktir. Olmaması tercih edilir.
  • Yaşamak için çalışırlar ve işlerinin maddi getirilerine önem verirler.
  • Rekabetçidirler.
  • Sonuç odaklıdırlar.
  • Kurdukları ailelerine çok önem verirler.
  • Telefon ve mektup gibi iletişim şekillerini tercih ederler.
  • İş-hayat dengesini sağlamak iş hayatlarıyla ilgili en önemli endişeleridir.
  • Eğitim çok önemlidir, iyi bir eğitim almak için çok çalışmışlardır. Ancak rekabet nisbeten az olduğu için rahat büyümüşlerdir. Kendi kendilerine çalışma ve öğrenme becerileri gelişmiştir.(O zamanlar dershane ve özel dersler çok fazla değildi çünkü.)

Y Kuşağı (1980-1999 arası doğanlar)

worky

İş yerlerimizde birlikte çalışmaya başladığımız ve anlaşmakta zorlandığımız “kardeşlerimiz”. “Millenial” olarak da bilinirler.

  • Yokluk nedir bilmedikleri için geleceğe dair aşırı bir iyimserlik içindedirler ve bazen gereksiz bir özgüvenleri vardır.
  • Genel olarak hayattan büyük beklentileri vardır ama bunun bedelini ödemek istemezler. Çalışmadan çok kazanmak, çok yiyerek kilo vermek isterler.
  • Hiyerarşi içerisinde çalışmayı sevmezler, iş hayatına atılır atılmaz kendi işinin patronu olmayı isterler ve para harcamak için çalışırlar.
  • Çaba harcamadan ilerleme istekleri sayesinde pratik çözüm bulma yetileri çok gelişmiştir.
  • Eğlenmek için çalışırlar.
  • Süreç odaklıdırlar.
  • Arkadaşlıklarına çok önem verirler.
  • X kuşağı gibi büyük aile kavramı ile yetişmedikleri için kendi ayakları üzerinde durma yetileri daha fazla gelişmiştir.
  • Aşırı sınav ve ders yükü ile büyüdükleri için eğitim onlar için pek olumlu bir kelime değildir. Dikkat süreleri kısa, okul yerine internet vs. kaynaklardan bilgi edinmeyi tercih ederler.

Z Kuşağı (2000 ve sonrası doğanlar)

workz

Ve sıra geldi çocuklarımıza (buraya bir “yaşlandık” ağlaması gelecek.)… İnternet kuşağı ya da millennium kuşağı olarak da bilinen Z kuşağının başlıca özellikleri de şu şekilde:

  • Aileleri tarafından en iyi okullara gidip en iyi eğitimi alması gereken “proje çocuk” olarak yetiştirilme riskleri yüksektir.
  • Teknolojinin içine doğdukları için bunu hiç yadırgamazlar, teknolojinin nasıl olduğunu hiç merak etmezler.
  • Dikkat süreleri kısadır ve aynı anda birden fazla isle uğraşabilirler.
  • Çabuk tüketirler ve sadakat kavramları çok gelişmiş değildir.
  • Tatminsiz ve kararsızdırlar.
  • Sosyalleşme yöntemleri çok büyük ölçüde internet ve sosyal medya tabanlıdır. Bu nedenle yakın ve derin ilişkiler geliştiremeyebilecekleri düşünülmektedir.
  • Komplekssizdirler. Söylemek istediklerini karşı tarafa direkt söylemeleri, kuşak çatışmalarını artırmaktadır.
  • Rutin işleri yapmayı sevmeyen, kılık kıyafet açısından rahat ve disiplinden uzak yaşamayı seven bir yapıları olacağından ileride meslek dallarında çok büyük esneklikler olacağı düşünülmektedir (Yürüyün be Aslanlarım!!!).

***

Ortalama yaşam süresinin uzadığı ve bunun sonucu olarak birden fazla kuşağın birlikte çalıştığı günümüzde birbirimizi güçlü ve zayıf yönleriyle kabul edip, birbirimizi tamamlayarak çalışırsak hem mutlu hem de başarılı oluruz.

İşte bunlar hep insanlık tarihinin en ilginç zamanları 🙂

Sevgiler.

Kaynaklar:

 

Selin Güneş

author_1

Canından olmamak içün Araf’tan hikayeler terennüm eden bir Şehrazad; maymun iştahlı bir müzikofil; valide, zevce, hemşire, kerime; tanıştığı herkesle bir şekilde hemşehri olabilen bir havva kızı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir