Özgüven ve Kibir Arasındaki 4 Büyük Fark

Birbirine sıklıkla karıştırılan iki kavramı masaya yatırdık bu hafta. Özgüven ve kibir…

En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyerek, sizi yeni yazımızla baş başa bırakıyorum:

“Özgüven parlar, kibir kör eder.”

 

“Özgüven ve Kibir Arasındaki 4 Büyük Fark” yazısı www.elitedaily.com sitesinden Türkçeleştirilmiştir.

***

Özgüveni yüksek olan insanları ne kadar çekici buluyorsam, kibirli insanları da bir o kadar itici buluyorum. İnsanlar genelde bu iki kişilik tipini karıştırıyorlar ama aslında tamamen zıt kutuplar.

Peki ama neden insanlar bu iki kavramı karıştırıyor? Kibirli insanların davranışlarındaki çelişki yüzünden olabilir mi? Her ne kadar dışardan özgüvenli görünseler de, kim oldukları konusunda aslında son derece güvensizler.

Sonuç? Şişirilmiş egolar. Bu da onların, sağlıklı bir özgüven seviyesine sahip olmalarını engelliyor.

Oysa özgüven çok basittir: İnsanın kendisiyle barışık olma hali.

Aşağıdaki 4 durum; özgüvenli olmakla kibirli olmak arasındaki ince çizgi ve iki kavramın nasıl birbirinden ayırt edileceği konularında bizi aydınlatacak.

1.Övgü, iltifat kabul ederken
Özgüvenli:

Daha gençken, karşımdaki kişinin iltifatını kabul ederek, onunla aynı fikirde olduğumu açıkça beyan etmiş olacağımı düşünürdüm. Bu yüzden de bana yapılan iltifatları, övgüleri üzerime almaz ve “Hayır, bu doğru değil…” gibi yavan bir cevapla karşılık verirdim.

İltifat kabul etmenin; karşınızdaki kişi ile aynı fikirde olmak değil, onun düşüncesini kabul etmek ve nezaketine kıymet vermek demek olduğunu sonradan öğrendim.

Özgüvenli bir kişi kendisine yapılan bir iltifatı, övgüyü alçakgönüllükle kabul etmesini bilir. Övgüyü reddetmek aslında, karşı tarafın algısını ve anlayışını reddetmektir.

Kibirli:

İnsanlara canıgönülden ve kolayca iltifat ederim. Çünkü her güzel şeyin paylaşılması gerektiğini düşünürüm. İnsanların, onları (veya kıyafetlerini vb.) beğendiğimi bilmelerini isterim. Böyle yaparak bir kişinin güne mutlu başlamasını sağlayabilirim.

Ne yazık ki bazı insanlar saniyenin binde biri gibi kısa bir sürede bile beni iltifat ettiğime pişman edebiliyorlar. Sanırım bunun nedeni; özelliklerinin farkında olmayan insanlar yerine, fazlasıyla farkında olan insanlara iltifat etmeyi tercih ediyor olmam.

Mesela bu tip insanlara iltifat ettiğimde şöyle cevaplar alabiliyorum; “Evet, biliyorum.”. Tamam, sen ne kadar “iyi, güzel” olduğunu biliyorsun ama ya ben bunu duymak istemiyorsam?

Tabii iltifata bu şekilde karşılık veren birisi sadece şaka yaptığını da iddia edebilir. Ancak her şakanın altında bir gerçek payı vardır. Özellikle de bir övgüyü alçakgönüllülükle kabul etmede başarısız olduysanız…

Kibirli insanlar kendilerine karşı genelde güvensiz olurlar. Düşük öz-saygılarını beslemek için de hep övülmek isterler. Özgüvenli birisi ise, övgüye kıymet verir ama övülmek için can atmaz.

ozguven kibir4

2.Haksız olduğunuzu veya bir şeyi yapamadığınızı itiraf ederken
Özgüvenli:

Haksız olduğunuzu incelikle kabul edebilmek, özgüven sahibi olduğunuzu gösterir. Yaygın ama yanlış bir kanıya göre, haksız olduğunuzu kabul ederek başkalarının “kazanmasına” izin verirsiniz. Aslında tam aksine böyle davranmak sizi daha güçlü yapar.

Değişime açık olmanız, gelişmeye de hazır olduğunuzu gösterir. Bunu “zayıflık” olarak nitelendirmek yanlış olur.

Kibirli:

Haksız olduğunuzu kabul etmek gerçekten zor, bunu anlıyorum. Ben, önyargılı ve güçlü bir benlik duygusuna sahip bir insanım. Gençlik yıllarımda, hatalarımı kabul edebilme konusunda çok çaba sarfettim. (Hala da üzerinde çalışıyorum.)

Hayattaki bakış açınız “Dediğim dedik, çaldığım düdük!” şeklinde ise, yaptığınız her şeyin doğru ve/veya başkalarından daha iyi olduğuna inanıyorsunuz demektir.

Kibir, hem sizi hem de etrafınızdaki kişileri derinden yaralayan bir tavırdır. “Doğru”yu bir kenara itip görmezden gelmek, haksız olduğunuzu kabul etmemek ve özür dilememek karşınızdaki kişiyi kırmanıza, insanlarla olan ilişkilerinizin gerilmesine neden olur. Bu durum bir yandan da sizin kişisel gelişiminizi engeller.

Hatalarımızı kabul etmek belki biraz “zafiyet” gerektirir. Ancak “zayıf” olmak ve kendinizi geliştirmek dayanıklılık ve özgüven gerektirir.

3.Yürürken
Özgüvenli:

Başınız dik yürürsünüz. (ve omuzlarınız arkada, tıpkı annemin bana sürekli hatırlattığı gibi) Kendinizden eminsinizdir ve kendinizi başkalarıyla eşit görürsünüz. Etrafınızdaki herkesi motive eder, destekler ve geliştirirsiniz.

Bulunduğunuz ortamın atmosferi ile uyum içindesinizdir ve karşılaştığınız zor durumlarla, modunuzu düşürmeden nasıl başa çıkacağınızı bilirsiniz.

Sizi anlayışlı, sevecen ve şefkatli yapan; hayata başka gözlerle ve başka bir perspektiften bakabilme yeteneğine sahipsinizdir.

Tüm bunları yapabiliyor olmanız, özgüvenli olduğunuzun bir göstergesidir. Çünkü sadece ve sürekli olarak kendinize odaklanmak yerine başkalarının problemlerini de görür, onların duygularını da paylaşırsınız. Bu da size, -başkaları sizi “yere sermeye” çalıştığında- farklı bir bakış açısı kazandırır.

Kibirli:

Burnunuz havada yürürsünüz. Başka insanların duygu, düşünce veya hayattaki durumlarıyla ilgili ince düşünmek ve onlarla ilgilenmek size zor gelir. Kendinizi başka insanlardan daha üstün görürsünüz.

İlk bakışta insanlar bunu özgüven zannederler. Ancak sonra, zayıf karakterinizi korumak için kibirle ve önyargıyla boyadığınız gerçek yüzünüzü farkederler.

ozguven ve kibir3
4.Başarınız hakkında konuşurken
Özgüvenli:

Bulunduğunuz yere gelmek için çok çalışmanız gerektiğini kabul edersiniz, çok da çalışırsınız. Ama bu süreçte karşınıza çıkan fırsatlarla övünmediğiniz gibi, sizi ileriye götüren tesadüfleri ve başka insanların doğru, haklı olabileceğini de rahatlıkla kabullenirsiniz.

Başka insanların yardımı olmadan bugün bulunuduğunuz yerde olamayacağınızı bilirsiniz. Bu farkındalık, mütevazı ve hayatınızdan memnun olmanızı sağlar. Başarılarınızı övmek gibi bir isteğiniz hiç yoktur. Onun yerine zamanınızı, başarılarınızın keyfini çıkararak harcamayı tercih edersiniz.

Bir kaç yıl önce erkek kardeşim bana bu konuda rol model oldu. Daha okulunu bitirmeden kendi alanında çok başarılı oldu. Başkalarından yardım almadı belki ama karizması ve sevimliliğiyle insanları kendine hayran bıraktı.

O, başarısının, hayat felsefesiyle ve hayatta en çok değer verdiği şeylerle çakışmasına asla izin vermez. Bir sürü farklı işle uğraşmasına rağmen ailesini (çok uzaklarda olsalar bile) ve ona yardım eden insanları asla ihmal etmez.

Bana göre o, özgüvenli insanlara mükemmel bir örnektir.

Kibirli:

Siz de tam aksine, başarınızın tek kaynağının kendiniz olduğunu düşünürsünüz ve de öyle davranırsınız. Bugüne kadar yaptığınız her şey sadece sizin motivasyonunuz ve çalışma ahlakınız sayesinde oldu. Geleceğinizi sadece siz yarattınız.

Çok çalıştığınız, zor zamanlar geçirip tecrübe kazandığınız, bir çok kez deneyip sonunda başarılı olduğunuz için sizi tebrik ediyorum ancak unutmayın ki, bu teşekkürlerin hepsi size değil.

Siz, etrafınızdaki her insanın, sizden önce gerçekleşen her olayın, her anın  toplamından oluşuyorsunuz. İşte bunların hepsi yüzünden şu anda bulunduğunuz yerdesiniz.

Mini not: Kibirli insanların çoğunun, bulundukları yere çok fazla çalışmadan geldiklerini farkediyorum. Tıpkı bazı çocuklar ve ünlüler gibi…

Özgüven ve kibir arasındaki farkı bilmek çok önemlidir. Çünkü en nihayetinde sizi, başarınızdan çok, başarılarınız veya başarısızlıklarınızla nasıl başa çıktığınız tanımlar.

Eğer karakterinizin dış görünüşünüzü belirlemesine izin verirseniz, hayatınızın her aşamasında rahat ve mutlu olursunuz. Çünkü bilirsiniz ki, elde ettiğiniz tecrübeler ve zaferler sizi bu şekle sokmuştur.

Sonuç olarak: özgüven parlar, kibir kör eder.

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Özgüven ve Kibir Arasındaki 4 Büyük Fark“ için 1 yorum yapılmış.

  • idil

    (Ocak 28, 2018 - 1:42 pm)

    Toplumumuzda çokça karıştırılan bu iki kavramın arasındaki farkların net bir şekilde belirtildiği çok faydalı bir yazı olmuş.
    Ellerinize sağlık…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir