Şansa İnanır Mısınız?

Aslında şansa inanıp inanmamayı değil de hatalarımızı kabul edip etmediğimizi, hayatımızın sorumluluğunu gerçekten alıp almadığımızı merak ediyorum. Daha açık söylemem gerekirse; bir işte başarısız olduğumuzda ya da bir hata yaptığımızda “şansa bak…” diyip hatamızı, başarısızlığımızı üstlenmediğimiz gibi; emek vererek bir işi başardığımızda da “şansımız yaver gitti” diyip başarımızı da üstlenmiyoruz ne yazık ki. Oysa ki; hayat bizim seçimlerimizden oluşuyor. Başarılar da bizim seçimlerimiz sonucunda gerçekleşiyor, hatalar ve başarısızlıklar da… Önemli olan; her ikisinin sorumluluğunu “şans” yerine bizzat “bizim” alabilmemiz.

İnsan özgürlüğe mahkumdur, çünkü dünyaya fırlatıldıktan sonra yaptığı her şeyden sorumludur.
Jean Paul Sartre

Peki şans diye bir şey var mı gerçekten?

Üniversitede okuduğum yıllarda gittiğim bir felsefe kursunda “tesadüf”ü şöyle tanımlamışlardı: Adını bilmediğimiz yasa. Yani aslında böyle bir yasa var ama adını bilmediğimiz için tesadüf diyip geçiyoruz. Belki şans da böyle bir yasadır…

Benim şans konusunda neye inandığımı ise çok sevdiğim bir arkadaşımın yıllar önce söylediği bu cümle özetliyor: “İnsan bulunduğu ortamı kendi yaratır.” Dolayısıyla şansını da… Ama işe önce, değiştiremeyeceği şeyleri kabul etmekle başlamalı.

“Şansa İnanır Mısınız?” yazısı huffingtonpost sitesinden Türkçeleştirilmiştir.

***

Olayların; bir kişi, grup ya da iş için olumlu ya da olumsuz olarak şekillenmesini sağlayan amaçsız, öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen güç. (Wikipedia)

Ben şahsen şansa inanmam. Sadece yukarıdaki tanım bile inanmamam için yeterli. Bu üç kelime (amaçsız, öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen) varoluşumun her bir zerresine ters düşüyor. Bu, başkasının hayatını yaşamak gibi bir şey. Ben; öngörülebilirliğe, zamanlamalara, programlara, planlara, düzene inanıyorum. Hayatta, kontrol edilemeyen unsurlar olduğunu reddetmiyorum ama bir çok şeyin de bizim kontrolümüzde olduğunu düşünüyorum. İhtiyacımız olan ve yapmamız gereken tek şey bu kontrolü üstlenmek.

Şans kavramına inanmıyorum çünkü insanın kendi yolunu ancak kendinin çizebileceğine karşı güçlü bir inancım var. Şans, bazen “belki bizim de yüzümüze güler” bazen de “bizdeki de şans işte…” şeklinde düşünmemize neden olduğu için aslında yanıltıcıdır. Bu durum da, hareketlerimiz ve kararlarımız üzerinde yanlış bir kontrol anlayışına sahip olmamıza neden olur.

Bunun yerine; amacınızı bildiğiniz, gitmek istediğiniz yolu önceden tahmin ettiğiniz, seçimleriniz ve kararlarınız üzerinde kontrol sahibi olduğunuz zaman “şanslı” olarak nitelendirilebilecek olaylarla karşılaşacağınıza inanıyorum. Gelin görün ki bu olayların yukarıdaki “şans” tanımıyla hiç ilgisi yok ancak hayatımızı yaşamak için yaptığımız seçimlerle ilgisi çok.

basari

Şimdi bazılarınız, “Peki, gerçekten açıklanması mümkün olmayan zamanlar/olaylar için ne diyorsun?” diyebilirler. Piyangoda büyük ikramiyeyi kazanmak ya da tamamen rastlantısal olarak bir üst sınıfta uçmak gibi… Her iki örnekte de şansın değil; amaç, öngörülebilirlik ve kontrol kombinasyonun büyük rol oynadığını düşünüyorum. Piyangoda büyük ikramiyeyi kazanan birini örnek olarak alalım: Bu kişi belli bir amaç doğrultusunda dükkana gitti ve bileti aldı. Hangi numaralarının çıkabileceğini veya hangi oyunu oynarsa daha çok kazanabileceğini tahmin etmeye çalıştı ve kazanmak umuduyla birinde şansını denedi. Bu konuda kararı tamamen kendisi verdi. Hiç oyun oynamamış olsaydı, asla büyük ikramiyeyi kazanamayacaktı.

Şansın, lügatımda olmamasının bir nedeni de -yukarıdaki sebepler dışında- tesadüfi, beklenmedik bir şekilde gerçekleşen olayları; aldığım aksiyonların ve kararların sonuçları olarak görmeyi tercih ediyor olmam. Siz de şansa olan inancınızı yeniden değerlendirin. Bakalım şansa mı yoksa kendinize ve hayatınızı yine kendinizin şekillendirmesine (ya da bambaşka bir şeye) mi inanıyorsunuz? Kendi şansınızı yine kendiniz yaratın ama gelişigüzel değil, planlayarak, programlayarak, çalışarak…

 

 

 

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Şansa İnanır Mısınız?“ için 3 yorum yapılmış.

  • mavianne

    (Nisan 3, 2018 - 1:43 pm)

    Şansa İnanırım :)) yazmıştım instagramda bu yazıyı daha okumadan,
    Senin şansa inanmayan ve şans değil bizim seçimlerimiz şansımızı yönlendiriz düşüncesindeki yazın da farklı bir bakış açısı sundu bana.
    Her işi düzgün yaptığını düşünüp (planlı, programlı) o işin bir türlü rast gitmemesi şanssızlık olarak ifade edilir genelde,
    Bir işe başlayıp da istediğin gibi veya daha da iyi sonuçlanması da şans olarak görülür,
    Benim inancım tabi ki milli piyangodan bilet almayıp da ikramiye çıkmayınca “ayyy çok şanssızım” demek değil
    Bilet alıp da milyonlarca kişi içinde sen çıkarsan işte o zaman Şans sana gülmüştür
    İşlerimin genelde rast gitmesini şans diye değerlendiriyorum
    Bilmem haksız mıyım?

    • İrem Devseren

      (Nisan 3, 2018 - 7:23 pm)

      İşlerinizin rast gitmesinde sizin şahane enerjinizin, samimiyetinizin ve iyi niyetinizin de katkısı çok bence 😉

      • mavianne

        (Nisan 4, 2018 - 11:28 am)

        güzel sözlerine çok teşekkür ediyorum
        sevgiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir