Up in the Air (Aklı Havada)

Çantasını sırtına takmış bir gezginin (backpackerın) o çantaya neler sığdırdığını merak ettiniz mi hiç? Ya oradan oraya seyahat ederken neler düşündüğünü? Peki, iş için sürekli seyahat eden takım elbiseli plaza insanının valizini nasıl yerleştirdiğini? 

Beni sorarsınız, pek düşünmedim, daha çok yaşadım :/ 9-6 (lafın gelişi) bir işim varken, sıklıkla seyahat eden biriydim; her an bir şey çıkabilirdi ve hazırda olmalıydım (laf aramızda o dönem uyandığımda -bazen- hangi şehirde olduğumu hatırlamak gibi sabah sporları yapardım).

Benim yaşadıklarımın çok da bir şey olmadığını Ryan Bingham’ı izleyince anladım. Bingham aslında tam bir iş gezgini, kendisinin sürekli bir “up in the air” hali var. 

Ekran Resmi 2017-07-14 10.43.47

Cuma bilmecesi gibi yazdım galiba, durun durun, baştan anlatayım… Sineterapi yazılarımızın bu haftaki konuğu, Walter Kirn’in aynı isimli romanından uyarlama olan “Up in the Air” filmi (Türkçe ismiyle ‘Aklı Havada’ yani). 

Filmin baş karakteri Ryan Bingham (George Clooney) ise evindeki 2-3 eşyanın dışında gardrobu valizinde olan bir iş gezgini. Bingham, ekonomik krizlerdeki işten çıkarma operasyonlarında görev alan, çalışanların çok da fazla hasar görmeden (!) işten ayrılma süreçlerini yöneten bir arabulucu. Dolayısıyla ülkenin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine sürekli seyahat halinde (bu kadar uçak yolculuğuyla hayatındaki hedeflerinden biri de 10 milyon uçuş milini toplamak Bingham’ın). Tam da bu sebeple valiz hazırlamak, havaalanında minimum zaman harcayarak uçaktaki koltuğuna oturmak konusunda tam bir uzman. Konudaki uzmanlığını yeni işe başlayan asistanı Natalie Keener (Anna Kendrick)’a yol göstermesiyle çarpıcı bir şekilde olarak anlıyoruz (içini dök‘me zamanı: çoğunlukla filmdeki bu ipuçlarından faydalanıyorum).

Filmdeki belgesel gibi olan işten çıkarılma süreçlerini izlerken (emeklilik fonları, verilen paketler, havada uçuşan kağıtlar ve daha fazlasıyla) iliklerimde hissetmiştim çalışanların yaşananlarını. Tam ölür müsün, öldürür müsün durumları yani, neyse spoilere kaçmayayım.

Peki bu sürekli seyahat hali ve iş dramları içinde Bingham aile ve ikili ilişkilerine ne kadar bağlı olabilir? Böyle mobil bir adam ne denli gerçek ilişkilerle karşılabilir? Hem bu ilişkileri nasıl yaşar ki diyor insan kendine filmi seyrederken. Gerçekten bu yalnız adam bu kadar mobilitesine rağmen gerçekten bağlanabilir mi

Zaman geçer, devran döner, iş hayatı güncellenir; insani olmayan ama insana dokunabilen konular bile dijitalleşir diyenlerden misin sevgili takipçi? O zaman söz konusu değişimi izlemek için buyrun önce fragmana, sonra da filmin tamamına…

Keyifli izlemeler 🙂

Zeynep Erdoğan

plazadandunyaya_profil_zeynep02_2

Yemek yapmayı ve paylaşmayı terapi olarak gören bir blogger; vizörünün arkasındayken diğer terapisinde olan bir ileri amatör; utanmasa kapının gıcırtısıyla rakseden bir “dandöz”; orta avlu’nun 35lik’i; yeğenlerinin asker arkadaşı; fil hafızalı yer-yön uzmanı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir