Yavaş Hareketi: Yavaş Tıp

Yavaş Hareketi ile ilgili tüm yazılar için sizi buraya alalım.

img_2838

                                                                                                             Zaman en etkili ilaçtır.

“Yavaş Tıp” mı ? Yok artık daha neler! Beyin kanaması geçirmiş ya da apandisiti patlamış bir hastayı sakince ameliyat edelim. Ya da zamana bırakalım o yavaş yavaş iyileşir zaten…!

Bu çok ön yargılı bir bakış açısı tabii. Elbette yavaş tıp bunu demek istemiyor. Konuyu geleneksel tıp ile birlikte ele alalım önce.

Dünyadaki birçok  hastanade, doktorlar hastalarını çabuk muayene ediyorlar. Çoğu zaman bu bir tercih değil, zorunluluk. Bunun bir nedeni; özellikle az gelişmiz ve gelişmekte olan ülkelerde nüfusun fazla, doktor sayısının az olması. Diğer nedeni ise; her saniyenin değerli olduğu bu ‘hız dünyasında’ hepimizin mümkün olduğunca çabuk bir biçimde teşhis konulmasını, tedavi edilmeyi ve iyileşmeyi istememiz. Aslında istemekten ziyade böyle bir beklenti içine giriyoruz. Grip oldğumuzda hemen antibiyotik alıp iyileşmeli, işlerimize kaldığımız yerden devam etmeliyiz. Başımız hiç ağrımamalı. Hemen bir ağrı kesici alıp onu alt etmeliyiz. Bedenimiz neden böyle sinyaller veriyor diye düşünmekten ziyade  ağrılarımızı geçiştiriyoruz, iyileştirmiyoruz.

Tabii ki hızın tıp alanındaki önemini de göz ardı edemeyiz. Enfeksiyon ve travma gibi durumlarda geleneksel tıp daha üstün. Kurşun yarası hemen tedavi edilmezse, kanser gibi hastalıklar erken teşhis edilmezse, tedaviye zamanında başlanmazsa hastalar hayatlarını kaybedebilir. Ama hayatın her alanında olduğu gibi tıpta da daha hızlı her zaman daha iyi anlamına gelmez. Hızlı olunması gereken zamanlarda hızlı, yavaş olunması gereken zamanlarda da yavaş olabilmek önemli olan. (Tempo Guisto)

Tıpta nasıl yavaş olunur?

Geleneksel tıp yöntemlerini izlediği halde istedikleri sonucu alamayan insanlar desketleyici, tamamlayıcı, alternatif tıbba yöneliyor.  En bilinen alternatif tedavi yöntemleri homeopati, bitkilerle tedavi, aroma terapi, akupunktur, masaj ve enerji tedavileri.

Alternatif tedavi yöntemleri neden bu kadar cazip?

  • Hızlı tedavi yerine yavaş terapiyi benimsiyor.
  • Hem zihni hem de bedeni iyileştiriyor.
  • Hastaları daha dengeli bir biçimde yaşamaya teşvik ediyor.
  • Tansiyonu düşürerek, ağrı, endişe ve depresyon riskini azaltıyor.
  • Yan etkisi yok. (gerçekten uzman kişilerle çalışılırsa)

Homeopati

Yunanca “homeos: benzer” ve “pathos: hastalık/acı” kelimelerinin birleşmesinden meydana geliyor. Homeopati, “benzeri benzer ile tedavi etme” (similia similibus currentur) prensibine dayanır. 18.yy’ın başlarında Alman Doktor Samuel Hahnemann tarafından bulunan bu alternatif tedavi sistemi, vücudun kendini doğal olarak iyileştirmesine yardım ediyor.

Homeopatide hastalık; bedenin, zihnin ve ruhun “bütün olarak” etkilenmesi, organizmanın tamamanının dengesinin bozulması şeklinde tanımlanıyor. Yani hastalığın sebebi bir organda meydana gelen bozukluk değil bütünün (bedenin yaşam enerjisinin, kendi iyileştirme gücünün) dengesinin bozulması. Bu yüzden homeopatide değişik organların bozulmasında farklı ilaçlar verilmiyor. Aksine bütün bozukluğu, dengesizliği ve insanın tamamını kapsayan bir ilaç kullanılıyor. Bu tedavideki amaç, hastaya zarar vermeden, ılımlı ve güvenilir bir yolla hastalığı tümüyle ve kökten iyileştirmek.

Reiki (en yavaş ve narin tedavi)

19.yüzyılda bir Japon Budisti olan Dr. Mikao Usui tarafından ortaya çıkarılmış ve bir şifa tekniği halinde sunulmuş. Elleri bedenin üzerinde tutarak enerji yollamakla ilgili olan bu uygulamanın amacı, hastayla uyum içerisinde çalışarak, kişinin kendi ‘içindeki doktoru’ harekete gecirmek.

Reiki’nin faydaları:

  • Hayatınızda gerçekten önemli olan şeylere (aile, arkadaşlar, sağlık…) odaklanmanızı sağlar.
  • Kronik hastalıklarınızı yavaş yavaş ortadan kaldırır.
  • Ağrı ve acılarınızı azaltır.
  • Psikolojik rahatsızlıklarda,fobilerde ve depresyonda olumlu sonuçlar verir.
  • Stresli zamanlarınızda sizi rahatlatır ve sakinleştirir. Daha dingin bir zihin de size daha fazla güven ve güç verir.
  • İnsanlarla ilişkilerinizde daha sakin ve yapıcı olmanıza yardım eder.
  • Reikinin verdigi yavaşlık hissini iş dünyasıyla başa çıkabilmek için de kullanabilirsiniz. (Toplantılardan önce zihninizi toparlayabilmek için nefes egzersizleri yapabilirsiniz.)

Unutmamamız gereken belki de en önemli şey, hiç bir alternatif tedavi yönteminin bizi anında iyileştirmeyeceği. Beden kendini kendi hızında iyileştirir, o yüzden sabırlı olmamız lazım.

Yavaş/alternatif/tamamlayıcı tıp (artık nasıl demek isterseniz) hakkında bu kadar olumlu şey yazdım ama bir yandan da etkisi konusunda tartışmaların hala devam ettiğini söylemek isterim. Bu tedavi yöntemlerini şarlatanlık olarak niteleyenler de az değil. Bu kişilere göre alternatif tedavi yöntemleri işe yarasa bile bu yanıltıcı bir durum, insanlar iyileşeceklerine inandıkları için iyileşiyorlar. E öyle bile olsa, kötü mü? Sonuçta bedenimizi yine kendimiz iyileştirmiş olmuyor muyuz?

Sevgiler…

Nereden esinlendim:

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir