Yavaş Hareketi: Yavaş Şehir (Cittaslow)

Yavaş Hareketi ile ilgili tüm yazılar için sizi buraya alalım.

p1090710
Seferihisar – İzmir

“Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.”
                                                                                                                                                 Milan Kundera

“Yavaş” ve “şehir” kelimeleri hiç yan yana gelemezmiş gibi değil mi? Yavaşlık sanki şehre yakışmazmış, ruhuna aykırıymış gibi… mi acaba?

Yaşadığımız şehirlere bakalım önce, ne haldeyiz… Hızlı çalışıp, hızlı yaşıyoruz. Hayat hızlı aktığı için her gün daha hızlı hareket etmek zorunda kalıyoruz, hızlı yemek yiyoruz, hızlı alışveriş yapıyoruz, belki de en üzücü olanı üretmekten çok tüketiyoruz. Bunun sonucunda da; hayatı yaşamak için zamanımız kalmıyor, çevremizdeki insanlarla “samimi” bir şekilde sosyalleşemiyoruz, komşularımızı tanımıyoruz, mahallenin küçük esnaflarını ruhsuz AVM’ler için üzüyoruz, yeşil parklar yerine kibrit kutusu gibi apartmanlar inşa ediyoruz.

Böyle bir yaşam tarzı elbette sürdürülebilir değil. Sağlıksız yiyeceklere, hava kirliliğine, trafiğe, yalnızlığa ne kadar dayanabiliriz ki. Depresyona ve kansere neden çağın hastalıkları denildiğini anlamak çok da zor değil. Bir yandan şehirler de hasta oluyor. Bu üretemeyen toplum için kendi kaynaklarını tüketip, bitiriyorlar.

İşte insanların bu yaşam tarzına artık dur demeleri ve daha mutlu bir yaşam istemeleri Cittaslow (İtalyanca “citta (sehir)” ve İngilizce “slow (yavaş)” kelimlerinden türetilmiştir) hareketini ortaya çıkarmıştır.

 

Cittaslow felsefesi;

  • Hayatın, yaşamaktan zevk alınacak bir hızda yaşanmasını savunuyor.
  • Her şeyi durdurup zamanı geri almayı değil, modern ve geleneksel arasında bir denge kurmayı amaçlıyor.
  • İnsanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, kendine yeten, sürdürülebilir, el sanatlarına, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan ama aynı zamanda alt yapı sorunları olmayan, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan, teknolojinin kolaylıklarından yararlanan kentlerde yaşamalarını hedefliyor.

Yavas Hareketi’nin bir parçası olarak bilinen Cittaslow Hareketi 1999 yılında Slow Food Hareketi’ni kentsel boyuta taşımak amacıyla Greve in Chianti’nin eski belediye başkanı Paolo Saturnini’nin vizyonu doğrultusunda ortaya çıktı. Paolo Saturnini yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla kentlerin kendilerini değerlendirmelerini ve farklı bir kalkınma modeli ortaya koymaları fikrini ulusal boyuta taşıdı. İdealleri kısa zamanda İtalya’nin dört küçük kenti Bra, Orvieto ve Positano belediye başkanları ve Slow Food başkanı Carlo Petrini tarafından benimsendi. Günümüzde 28 ülkede 182 üyeye sahip olan bu harekete bizim de üye 11 şehrimiz var: Akyaka, Gökçeada, Halfeti, Perşembe, Şavşat, Seferihisar, Taraklı, Uzundere, Rize, Yalvaç, Yenipazar.

 

Şehirler nasıl “cittaslow” olabilirler?

  • Cittaslow Uluslararası Birliği’nin belirlediği 70 kriter çerçevesinde projeler geliştirerek birliğe sunmalı ve geçer puan almalılar.
  • Cittaslow felsefesine uygun hareket etmeliler.
  • Nüfusları 50.000’in altında olmalı.

Son olarak yanlış bildiklerimizi tekrar hatırlatmak istiyorum.

! Cittaslow taraftarları teknoloji karşıtı değildir.

! Yavaş olmak uyuşuk olmak, geri kafalı olmak anlamına gelmiyor.

Evet, bu hareketin amacı geleneksel mimariyi, zanaatı, sofrayı korumak. Ama bir yandan da modern dünyanın en iyi yanlarını savunuyor. Yavaş şehirler şu soruyu soruyor: Yaşam kalitemizi artırıyor mu? Yanıt şayet evetse o halde şehir onu benimsiyor.

İstanbul’da yaşam kalitemizi artırmadığı halde benimsediğimiz modern dünya nimetlerini (!) bir düşünelim mi? Ya da boşverin hiç düşünüp üzmeyelim kendimizi, gidelim Akyaka’ya, Seferihisar’a…

Sevgiler,

 

Nerelerden esinlendim :

  • Carl Honore’nin “Yavaş” isimli kitabı.

 

İrem Devseren

author_3

Yemek diye hayal ürünlerini paylaşan bir blogger; mutlulukların ve sevginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanan bir hayalci; kuzukafalının tombiği, felsefeye meraklı, doğuştan küt saçlı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir