Zeytin Aşkı

melisa1

Aşkı ve hayalleri için şehir değiştiren güçlü bir kadın girişimci Melisa Kolaşinli. Eşine her zaman destek, plaza insanı olmasına rağmen girişimci ruhunu kaybetmemiş biri Mert Kolaşinli.  Bu tatlı aileyle; Kolaşinli Zeytinyağı ve Sabunları’nın doğuş hikayesini, zeytin aşklarını ve gelecek planlarını konuştuk. (Melisa Burhaniye’de işinin başında olduğu için teknolojinin nimetlerinden faydalanarak canlı bağlandı bize.) 

Merhaba Mert, İstanbul’a hoş geldin. Melisa sana da selam, sesimiz geliyor mu? 🙂 Sizleri kısaca tanımak isteriz. Nerelisiniz, nerede büyüdünüz, nere(ler)de okudunuz?

Melisa Kolaşinli – Hayatının aşkı ve hayalleri için Ankara’dan Burhaniye’ye taşınmış bir kadınım. 1984 yılında Ankara’da doğdum. Bahçelievler Alparslan İlkokulu ve Bahçelievler Deneme Lisesi’ni bitirdim. Çocukluğumdan itibaren her yıl yaz aylarında Ayvalık ve Burhaniye’ye tatile giderdik. Mert’le de orada tanıştık. 🙂 2007 yılında evlendik, 2012 yılında da dünyalar güzeli bir kızımız oldu, Duru…

Mert Kolaşinli – 1982 yılında Balıkesir Burhaniye’de doğdum. Lise sona kadar bu güzel Ege kasabasında yaşadım. Sonrası üniversite sınavı ve kendimi Uludağ Üniversitesi Matematik Bölümü’nde buldum. Yaklaşık 10 yıldır özel bir bankada çalışıyorum. İş yaşamımın haricinde eşim Melisa ile birlikte hayallerimizin peşinden koşturuyoruz.

 

“Zeytin bir meyvedir

İş hayatına nasıl başladınız? Zeytinyağı ile ilgili bir iş yapmaya nasıl karar verdiniz?

Mert– Aslında açıkça söylemek gerekirse Samsun’ da askerde nöbetteyken aklıma geldi ilk kez zeytinyağı ile ilgili bir iş yapabileceğim. Burhaniye’de, Edremit’te ve Ayvalık’ta iyi zeytine ve zeytinyağına ulaşmak çok kolay. Eee iyi zeytinyağı da kozmetik ve sağlık alanlarının vazgeçilmezlerinden…. İyi hammadde, iyi sunum ve paketleme ile birleşince her zaman kazandırır. Bu fikirden yola çıkarak tam olarak yapmak istediğim işi kafamda tasarlamaya başladım. Askerden döndüğümde henüz evli değildim ve bu konuyu ilk konuştuğum kişi babam oldu. Babamın görüşü olumsuz oldu, hala da öyle 🙂 Aslında ona kızmıyorum, varlıklı bir işadamıyken 1995 yılında krizden etkilenip iflas etmiş birinin ticaret fikrimi onaylaması çok da kolay değil.

Anlattığım gibi hayallerim farklıydı ama bankacı olmak kolay geldi ve özel bir bankada KOBİ müşteri temsilcisi olarak çalışmaya başladım. Bir yandan babamın ticaretle uğraşmama destek vermemesinin, bir yandan da eşimin babasının ‘tüccara kız vermem’ tavrının kararımda etkili olduğunu söyleyebilirim.

Haliyle tasarladığım bu işi de (benim için hobi olmaktan öteye geçememişken) eşim hayata geçirdi. Her aşamasıyla o ilgileniyor. Ben de elimden geldiği kadar ona destek olmaya çalışıyorum. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim, ister istemez bankacılık kariyerim bir gün sona erecek. O gün geldiğinde hayatımın sonuna kadar yapmak istediğim iş bu.

Melisa – Mert’in Burhaniyeli olması dolayısıyla zeytin meyvesine (kendisine göre zeytin bir meyvedir. :)) olan yakınlığı ve hayranlığı zaman içinde beni de etkiledi. Öyle ya Ankara’da marketlerden aldığımız ve üretim şartlarını bilmediğimiz zeytin ve diğer birçok “doğal” ürünün madenindeydim. Mert, hobi olarak doğal ürünler ve zeytin ile ilgili araştırmalar yapıyordu. Onun yoğun desteği ve teşviğiyle doğal ürünler konusunda araştırma yaptım. Zaman geçtikçe hangi ürünün hangi firmada en kaliteli ve en doğal haliyle bulunduğunu tespit etmeye başladım. Sonraki aşama bu ürünleri Türkiye ile paylaşmaktı. Ve bu en zor aşama oldu, itiraf etmek gerekirse.

İlk olarak internet sitemde satmayı düşündüğüm ürünler ile ilgili bilgi toplayıp, konuyla ilgili tecrübe edinmeye odaklandım. Köyleri gezip, yüzlerce zeytin ağacına dokundum. Zeytin çiçeklerini kokladım. Yüzyıllardır zeytincilik işi ile ilgilenen ailelerin zeytin emekçileriyle sohbet ettim. Onlara sorular sordum. Bazen çok soru sordum 🙂 Ama sağolsunlar her soruma cevap verdiler. Büyük şehirden gelen birinin zeytincilik ile ilgilenmesinin onları çok mutlu ettiğini gördüm. Ben zeytin üretimi ile ilgili tüm bilgimi zeytin emekçilerinden aldım. Endüstriyel zeytincilik hobilerim arasında bulunmuyor.

Fuarlara katıldım. Ekim 2013 de Ankara’da düzenlenen Balıkesir Günleri etkinliğine katılan Burhaniye’den tek firma oldum. İlk fuar tecrübem buydu. Sektördeki firmaları tanıdım. Nisan 2014 de İzmir’de düzenlenen Olivtech fuarına katılarak yeni imalat makinelerini tanıdım ve ürünlerimizi tanıttım. Eylül 2014‘de İstanbul’da düzenlenen Balıkesir Günleri etkinliğindeydik. Bu fuarlarda ürünlerimizi tanıtmakla birlikte sektör temsilcileri ile tanıştım ve onlarla bilgi alışverişinde bulundum.

 

20160622_plazadandunyaya_mertkolasinli_02-1

“Doğal ürünleri sattığımızı değil, paylaştığımızı düşünüyoruz”

Bu konuda, yani zeytinyağı ve sabun yapımı ile ilgili eğitim aldınız mı?

Mert- Açıkçası Melisa da ben de bu konuda bir eğitim almadık. Sabun üretimimizi yapan Erhan Namlı’nın de özel bir eğitim almadığını biliyorum. (Erhan Bey, buradan size selam gönderiyorum. Sedena’nın hikayesini bu genç arkadaşlarla paylaşmanız için size çağrı yapıyorum 🙂 . ) Aslına bakacak olursanız bu konuyla ilgili çok ileri eğitimler yok. Burhaniye’de olduğu gibi halk eğitimin kursları var ama genellikle bu iş deneme yanılma yoluyla yapılıyor. Sıcak yapım olarak tüm dünyada kullanılan bir method var. Ana hatlarıyla anlatmak gerekirse; zeytinyağı + su + kostik belirli oranlarda karıştırılarak çelik kazanlara atılıyor sonra da belli bir ısıda karıştırılıyor. Sabun bu şekilde ortaya çıkıyor. Bunu isteyen herkes kısa süre içinde öğrenebilir. Ama iyi sabunu yapabilmek için tecrübenin çok önemli olduğunu söyleyebilirim. Reklam olmasın ama deyip reklam yapacağım, bizim sabunlarımız bu klasik metod ile yapılmıyor 🙂 .

 

Usta-çırak ilişkisi de sabun üretiminde önemli, diyebilir miyiz?

Mert- Evet usta-çırak ilişkisi yani tecrübenin yeni nesillere aktarımı önemli elbet. Ancak yapılan işin standardının korunması için bilim öne çıkıyor aslında. Örneğin köydeki kadınlar, zeytinyağının ve sabunun tadına bakarak iyi ürün olup olmadığına karar veriyorlar. Buna karşılık Erhan Bey ise laboratuvarında kuyumcular gibi hassas tartılar kullanarak bu işi yapıyor, her şeyi milimetrik ölçüyor. İşte bu kısımda hem eğitim hem bilim devreye giriyor bir anlamda.

 

Peki tersten soralım, bugüne kadar aldığınız eğitimin, yaptığınız işe katkısı oluyor mu?

Melisa – Mert’in finans sektöründe çalışıyor olması ciddi bir avantaj bizim için. Bana göre iş, eşime göre hobi olan e-ticaret’te özellikle maliyet yönetimi ve kaynak/finansman yönetimi konusunda eşimin işinde almış olduğu eğitimler ve mesleki tecrübesi inanılmaz katkı sağladı. Ondan çok şey öğreniyorum ve hatta kısa sürede onu geçeceğime inancım tam 🙂

Mert– Ben de boynuzun kulağı geçeceği günleri bekliyorum zaten 🙂 .

 

Çevrenizde kariyer değiştirmiş biri var mı? Örnek aldığınız biri oldu mu?

Mert – Önceki sorularda bahsettiğim “Usta” Erhan Namlı, kariyer değiştiren ve ardından başarılı olan kişiler arasında bana göre açık ara öndedir. Kendisiyle birlikte bir röportaj yapmanız için mutlaka sizi bir araya getirmek istiyoruz. Dilerseniz  İstanbul’da, dilerseniz sizi misafir edeceğimiz Kuzey Ege’nin incisi Burhaniye’de 🙂 . Erhan Namlı’nın kariyer değişimindeki başarılarından, tecrübelerinden değerli takipçilerinizin ve dostlarınızın  bilgi sahibi olmasını çok isteriz.

 

Aileleriniz, arkadaş çevreniz size destek verdi mi? Eleştirdiler mi?

Melisa – Ailem doğal ürünleri Türkiye’nin çeşitli bölgeleriyle paylaşıyor olmamızdan –biz doğal ürünleri sattığımızı değil, paylaştığımızı düşünüyoruz- son derece memnun. Ancak tahmin edeceğiniz üzere ailelerimiz iyi kazanç sağlamamızı ve mali konuların bizi rahatsız etmemesini istiyor. Biz kendi içimizde bu dengeyi sağladık ancak büyüklerimiz kendi yaşadıklarından olsa gerek bu konuda daha hassaslar.

Yakın çevremizdeki birçok arkadaşımızın da alışveriş alışkanlıklarını değiştirdiğimizi fark ediyoruz. Eşim, bir gün finans alanındaki kariyerine son vermek isterse diye kendisine işletmemde her zaman bir yer ayırıyorum 🙂

Mert – Çok teşekkür ederim Melisa’cım 🙂

 

İşinizle ilgili size hangi soruların sorulmasından rahatsız oluyorsunuz? Çevrenizden nasıl tepki almak hoşunuza gider?

Para kazanıyor musun? (ikisi aynı anda :))
Melisa– Bu soruyu duyduğumuzda, soruyu soran kişinin bizi hiç anlamadığını düşünüyoruz. İşimizi/hobimizi devam ettirebilmek için paraya ihtiyacımız olduğunun farkındayız ancak bizim asıl amacımız çok para kazanmak değil. Çünkü insanlara doğal ve kaliteli ürünleri, uygun fiyatlarla sunmak inanın çok karlı bir faaliyet değil 🙂  Samimi olmak gerekirse çok da para kazanamıyoruz. Ama bize para kazanıp kazanmadığımızın sorulmasındansa, para kazanabilmek için neler yapmamız gerektiği konusunda fikir verilmesini tercih ederiz.

 

Mevcut durumunuzun avantajları/dezavantajları nelerdir?

melisa2

Melisa – Zeytin, zeytinyağı, zeytinyağı sabunu ürünlerini üreten firmalara yürüme mesafesindeyiz. Mert’in ailesi Burhaniye’de sevilen ve çevresi geniş bir aile. Bu nedenle en iyi ürünü tedarik edebiliyoruz ve imalatçı değiliz. İmalatçı olduğumuzda ister istemez kendi ürünümüzü pazarlamak durumunda kalacağız. Mevcut durumda ise, en kaliteli ürün hangi bölgede/firmadaysa işyerine gider ve ürünü tedarik ederiz. Bize göre tek dezavantajımız var. Lojistik maliyeti. E-ticaret işi yapıyorsanız kazancınızın büyük kısmını kargo firmaları ile paylaşmak zorunda kalıyorsunuz.

 

Peki patron bu sorumuz sadece sana 🙂 Ortalama bir günün nasıl geçiyor?

Melisa – Güne güzeller güzeli kızımı hazırlayıp, kreşe uğurlayarak başlıyorum. Sonrasında internet sitemizdeki alışverişleri ve stokları kontrol edip yeni siparişleri hazırlıyorum. Sosyal medya üzerinden gelen yorum ve soruları cevaplamaya çalışıyorum. Gelen sipariş ve talepleri gün içinde tamamlamaya özen gösteriyorum. Eşim ve çalışma arkadaşlarım ile birlikte hemen hemen her akşam, o günün kritiğini yapıyor, sipariş istatistiklerini yorumluyor ve ertesi günün planlamasını hazırlıyorum.

 

İşle ilgili arada uyuşmazlık yaşıyor musunuz?

Melisa – Ufak tefek iş öncelikleri anlamında anlaşmazlıklar tabii ki olabiliyor ama biz birbirimize duyduğumuz sevgi ve saygı ile bunun üstesinden gelip aile hayatımıza yansıtmıyoruz 🙂 .

 

“Daha çok kişiye ulaşmayı değil daha kaliteli ürün sunmayı hedefliyoruz”

 

Durumunuzun hep böyle mi gitmesini mi bekliyorsunuz, zaman hedefiniz var mı?

Melisa – Emek ağırlıklı bir iş yapıyoruz. Dolayısıyla gelişimimiz birçok sektöre göre daha yavaş ilerliyor. Birkaç sene içerisinde doğal ürünler pazarında Türkiye’de sayılı güvenilir firmalar arasında yer almak istiyoruz. Küresel bir ortağımız olmadığı için mutluyuz ve hızlı büyümek istemiyoruz 🙂 Doğallığımızı bozmak istemiyoruz. Yüzbinlerce kişiye aynı anda doğal ve kaliteli ürünleri sunmak imkanlarımız dahilinde değil. Biz bu nedenle daha çok kişiye ulaşmayı değil daha kaliteli ürün sunmayı hedefliyoruz. Satış istatistiklerimize baktığımızda da müşteri kitlemizin büyük çoğunluğunun en az ikinci alışverişini yapan kişiler olduğunu görmek bizi çok mutlu ediyor 🙂 .

 

Hayatınızın aşkını bulmuşsun belli ki Melisa 🙂  Peki hayatının kariyerini de buldun mu? Olmak istediğiniz yerde misin?

Melisa – Bugün itibariyle yapmak istediğim işi yapıyorum. Ülkemiz şartlarında milyonlarca insan her gün, yapmaktan hoşlanmadıkları işlerine gidiyorlar ve birçoğu bunu kariyer için yapıyor. Ben ise tam olmak istediğim yerde, istediğim işteyim.

Mert – Daha önce de bahsettiğim gibi, bankacılık yapamaz hale geldiğimde (gerek benden, gerek bankadan kaynaklı) hayatımın sonuna kadar gıda ve saglık alanında e-ticaret yapmayı düşünüyorum.

 

Ailecek emeklilik planınız var mı, varsa nedir?

Melisa- Emekliliğimizde bir sahil kasabasına yerleşip doğal ürünler yetiştirmeyi düşünüyoruz 🙂 . Daha sonra da genç cesur girişimcilerin ürünlerimizi dünyaya pazarlamasını…

Mert – Tek emeklilik planım bireysel emeklilik 🙂 . Baska bir emeklilik planım yok.

 

Plazadan Dünyaya takipçilerine ve ikinci kariyerlerine başlamak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

Melisa – Bu dünyaya bir kez geliyoruz…Tabii ki asgari geçim şartlarını garanti altına alarak; bu dünyanın keyfini sürmelerini öneririm. Kariyer yaparken de tadını çıkarmayı unuttukları ne varsa , tez zamanda, en azından bir kısmını yaşamalarını isterim.

Bu söylediklerimi yaparken de geç kalmasınlar ve cesur olsunlar. Ama her zaman kaybetme ihtimalini de göz önünde bulundurarak adım atsınlar. Hayalindeki işi yapmak isterken, daha öncede söylediğim gibi ailesinin asgari geçim şartlarını sağlasınlar ki hayalindeki işe sahip olacağım derken, büyük bir facia ile karşılaşmasınlar.

Ayrıca, sermayelerinin en az beşte birini araştırma ve geliştirmeye harcamalarını öneririm. Değişime, geri bildirime ve eleştiriye açık olsunlar. Karşılarına çok güçlü rakipler çıkabilir, yılmasınlar. Rakiplerini iyi analiz edip varsa eksiklerini görüp, bu yönde kendilerini geliştirsinler,

Ve tabii ki bol bol gezsinler; inanın çok gezen çok görür ve iş için harika fikirlere sahip olabilir.

En önemlisi de doğal olsunlar.

Mert – Melisa’ya kesinlikle katılıyorum.

 

Bizi ilk duyduğunda aklında ne canlandı? Şimdi ne düşüyorsun?

Melisa – Sizi duyduğum anda aklıma önce Mert geldi. O da finans sektöründeki birçok kişi gibi emekliliğinde kendi işini kurmak istiyor. Ama ben ondan hızlı davrandım 🙂 .

 

20160622_plazadandunyaya_mertkolasinli_01

Çok sık duyduğunuzu tahmin ettiğimiz bir soruyu sormadan da edemedik: ‘kolaşinli’ ne demek? 🙂 (Bütün ekip Selin (Kolaşinli) Güneş’e bakar ve kahkahalar havada uçuşur.)

Mert – 🙂 Evet çok sık karşılaşıyorum bu soruyla. Kolaşin, Karadağ’da bir kasabanın adı. Soyadımdan dolayı en son yaşadığım bir olayı anlatayım size. Geçen sene Ankara’da Balıkesir Günleri etkinliğine katılmıştık. Stand açıp çeşitli sabunlarımızı sergilemiştik. Bir müşteri standımıza geldi ve “kolaşinli sabun” istediğini söyledi. Biz de hepsinin Kolaşinli sabun olduğunu söyledik ama ikna edemedik. Israrla kolaşinli sabun istedi… Kolaşin’in bir kasaba olduğunu anlatmaya çalıştık ama ikna edebildik mi bilemiyorum 🙂

 

Gelelim mini testimize! Mert bu sefer sana dönelim, sorularımıza hızlı bir şekilde ilk aklına gelenle cevap verirsen seviniriz. Unutma doğru cevap yok, üç yanlış bir doğruyu götürmüyor 🙂

Mini Test/ O mu bu mu?

  1. Çay mı kahve mi? Kahve
  2. Canon mu nikon mu? Bilemedim ama Canon
  3. Fifa mı PES mi? FIFA
  4. Kadında topuklu ayakkabı mı, babet mi? Babet
  5. Parmak arası terlik mi sandalet mi? Parmak arası terlik
  6. Pizza mı lahmacun mu? Lahmacun
  7. Papatya mı gül mü? Papatya
  8. Uçak mı yelkenli mi? Yelkenli
  9. Kedi mi köpek mi? Köpek
  10. Vezir mi piyon mu? Vezir
  11. Rezidans mı villa mı? Villa
  12. Tek mi çift mi? Tek
  13. Twitter mı Instagram mı? Aslında ikisi de değil Facebook. Ama Twitter diyeyim.
  14. Mac mi PC mi? PC
  15. Yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan? C şıkkı olması lazım 🙂  Yumurta tavuktan.
  16. iPhone mu Samsung mu? Samsung
  17. Sarışın mı esmer mi? Esmer
  18. Pepsi mi Cola mı? Pepsi
  19. Siyah mı beyaz mı?  Siyah-beyaz! Ama siyah 🙂
  20. Supermen mi Batman mi?  Superman
  21. Barbi mi Cindy mi? Barbie. Kızım Barbie sever 🙂

Bize zaman ayırdığınız ve samimi cevaplarınız için çok teşekkür ederiz…

Rica ederiz. Bu kadar konuşmuşken ürünlerimizi merak edenleri www.kolasinlimarket.com sitemize bekliyoruz 🙂 .

mert-foto3

Plazadan Dünyaya

siz_son

3 kadın; 3 Mersinli; 3 blogger; 3 plaza kaçkını; 3 bulgurofil; 3 Leyla :)

Zeytin Aşkı“ için 1 yorum yapılmış.

  • sibel

    (Kasım 15, 2016 - 8:26 pm)

    Tek kelime ile mukemel bir röportaj olmuş.Hepinizi yürekten kutluyorum.Başarılarımız hepsinin.opucuklerim hepinize☺

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir